Yağma ve güveni kötüye kullanma suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/11/2018 tarih ve 2018/112026 soruşturma ve 2018/56112 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii BAKIRKÖY 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/10144 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19/04/2019 gün ve 94660652-105-34-3820-2019-Kyb kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2019 gün ve 2019/43966 sayılı ihbar yazısı ile dosya Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan yazıda;
“5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 26/10/2018 tarihli dilekçesinde özetle, şüpheli ...'nın işyerinde çalışan müştekinin çalışmasının karşılığı olan alacaklarını uzun süre şüpheliden alamaması üzerine, adı geçen şüphelinin ... isimli kişiden alacağına karşılık olarak ve müştekinin birikmiş borcunun ödenmesi amacıyla ... adına kayıtlı ... plakalı aracın devrinin doğrudan müştekiye yapıldığını ve bu suretle müşteki ile adı geçen şüphelinin ibralaştığını, aracın müştekiye devrinden sonra bu durumu kabullenemeyen şüpheli ...'in aracı müştekiden geri istediğini, ancak müştekinin buna rıza
göstermemesi üzerine şüpheli ...'in müştekinin annesi ve kızkardeşini arayıp rahatsız/taciz ettiğini, ... isimli şahsın da müştekinin annesi ve kızkardeşini arayıp tehdit ettiğini, yine ... isimli şahsın müştekiyi arayarak, mesaj çekerek aracın verilmesi için tehditte bulunduğunu, ...'ın bu eylemleri ...
...'nın azmettirmesi ile gerçekleştirdiğinin kabulünün gerektiğini, yine şüpheli ...'in müştekiye ait 2 adet laptop ile bir adet cep telefonunu rehin tutup müştekiye teslim etmediğini belirterek şikâyetçi olması üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın kamu davası açılmasını gerektirir yeterli delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; bahse konu şikayet dilekçesi ekinde sunulan ve şüpheli ... tarafından müştekiye gönderildiği belirtilen, ‘... arabayı bana getir, bizim anlaşma aracı gasp etmek değil ya o arabayı getirirsin yada bütün kemiklerini kırarım, git istersen savcılığa Bugün o arabayı getir hemen’ şeklindeki ve ‘... benim ismim ..., beni iyi tanı, Diyarbakırlı arkadaşların varsa git beni önce sor yoksa internetten bir araştır baybaşinler kim diye ya bugün arabayı getireceksin yada senin eve gelecem senin tüm kemiklerini kıracam iyi düşün ne mahkeme seni kurtarır nede sahibin seni kurtarır bu çocuk oyuncağı değil verdiğim emanet aracı hemen getir şimdi’ şeklindeki mesaj içerikleri dikkate alındığında, şüpheliler ile müştekinin kız kardeşi, annesi, ... ve tespit edilebilecek diğer kişilerin tanık olarak ifadelerinin alınması, söz konusu aracın devrine ilişkin resmi kayıt ve belgeler ile şüpheliler tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen suça konu arama ve kısa mesajların tespitine ilişkin olarak şüphelilerin telefon hatlarına ilişkin HTS kayıtlarının temin edilmesi suretiyle, yapılacak inceleme sonucuna göre, şüphelilerin hukukî durumunun tespit ve tayini gerekirken, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması” Dairemizden istenilmiştir.
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının gönderme yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliğinden verilip kesinleşen, 27/12/2018 tarih ve 2018/10144 değişik iş sayılı kararın, 5271 sayılı CMK'nin 309/4-a maddesi gereğince BOZULMASINA, sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 25/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy