MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. Madde İle Görevli)
SUÇLAR : Yağma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç örgütüne üye olmak, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, tefecilik, uyuşturucu madde ticareti yapmak, resmi belgede sahtecilik, tehdit, hırsızlık, suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat, sanık ...'ın uyuşturucu ticareti yapmak ve uyuşturucu kullanmak suçundan tedavi denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2011-10/10/2017 günlü tebliğnameleri ve Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 28/12/2018 gün ve 2018/Bşk-268 Esas, 2018/330 sayılı kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmedilen cezanın süresine göre, duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığından, sanık ... savunmanının bu yöndeki vaki isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
I-Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...’e karşı yağma suçundan kurulan BERAAT; sanıklar ... ve ... hakkında, uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan MAHKUMİYET hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkumiyet hükümlerinin doğal sonucu olan TCK'nin 53. maddesi ile ilgili Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının, infazda gözetilmesi olanaklı görülerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, kararın dayandığı gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ... ve ... savunmanları, katılan ... vekili ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun ve takdire dayalı bulunan mahkumiyet ve beraate dair hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...’a karşı hırsızlık; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında, yakınan ...’ye karşı hırsızlık; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç örgütüne üye olmak; sanık ... hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme; sanık ... hakkında yakınan ...’a yönelik kasten yaralama suçlarından BERAAT; sanıklar ..., ... ve ... hakkında tefecilik; sanıklar ... ve ... hakkında tehdit; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında iddia olunan hırsızlık suçlarının, gece vakti gerçekleştirilip gerçekleştirilmediklerinin duraksamaya neden olmayacak şekilde dosya kapsamında belirlenemediğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında, yakınan ...’a yönelik hırsızlık suçunun, TCK'nin 142/1-b; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında, yakınan ...’ye yönelik hırsızlık suçunun ise; TCK'nin 142/1-e. maddesi kapsamında kaldığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 220/2, 86/2, 106/2-c, 142/1-b, 142/1-e, 204/1, 241/1, 281/1, 6136 sayılı Yasa’nın 13/3 ve 15/1. maddelerinde düzenlenen suçların gerektirdiği cezaların türleri ve üst sınırlarına göre; TCK'nin 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin, suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan kurulan beraat hükmü ile sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Sanıklar ..., ... ve ... yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; suç işlemek amacıyla bir araya gelen sanıkların, dava dosyasına yansıyan olaylar zinciri içerisindeki yerleri ve pozisyonları, müşteki ve tanık beyanları ile iletişimin tespiti tutanakları da dikkate alındığında; aralarında gevşek de olsa hiyerarşik bir bağ bulunan sanıkların, sanık ... tarafından kurulan ve suç işleme iradesinde süreklilik bulunan silahlı suç örgütünün yönetici kadrosunu oluşturduklarının anlaşılması karşısında;
Anılan sanıklar hakkında, TCK'nin 220/1-3. maddesi ile uygulama yapılıp mahkumiyetleri yerine, kanıtların takdirinde yanılgı sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık ... yönünden;
UYAP sisteminden alınan sanık ...’a ait nüfus kaydına göre, sanığın hüküm tarihinden sonra 02/07/2017 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durum araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nin 64/1. maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 07/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy