MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, eziyet, Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet, Düşme, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm, sanıklar ..., ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; sanıklar ..., ... hakkında mağdur ...'e yönelik yağma suçları yönünden duruşmalı, sanık ... ile savunmanı duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulunmadan duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla, adı geçen sanık ile diğer sanıklar ve suçlar yönünden duruşmasız olarak yapılmasına karar verilerek; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre, tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği düşünüldü;
I-Katılan sanık ...'a yönelik, sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan düşme; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında eziyet suçundan kurulan beraat; sanıklar ... ve ... hakkında yağmanın daha az cezayı gerektiren hali olan TCK’nin 150/1. maddesi yollamasıyla tehdit; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında yağma suçlarından verilen hükümler yönünden katılan sanık ... vasisinin ve vekilinin katılan sıfatı ile açtığı temyiz isteminin incelemesinde;
Kayden 23.07.1988 doğumlu yakınan ...'ın 08.03.2011 tarihli oturumda sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında şikayetten vazgeçme dilekçesi sunması nedeniyle ara kararın (6) nolu bendinde " Vaki şikayetten vazgeçme karşısında ...'ın davaya müdahil olarak verilen ara kararın kaldırılmasına" karar verildiği; ayrıca 12.05.2011 tarihli oturumda da ayrıca yakınan ...'ın "Ben kimseden şikayetçi değilim" şeklinde beyanda bulunmak suretiyle şikayetinden vazgeçtiğini mahkeme huzurunda bir kez daha açıklaması karşısında; yakınan ...'ın sanıklar yönünden katılan sıfatının kalktığı, bu bağlamda onun adına katılan sıfatıyla hareket edebilecek başka şahıslarında temyiz etme haklarının ortadan kalktığı anlaşıldığından; yakınan ... vasisi ve vekilinin katılan sıfatı ile açmış olduğu temyiz davasının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II- Mağdur sanık ... hakkında mağdur sanık ...'a yönelik hırsızlık;
Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur sanık ...'a yönelik yağmanın daha az cezayı gerektiren hali olan 5237 sayılı TCK'nin 150/1.maddesinde düzenlenen hukuki alacağı tahsil amacıyla tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında, mağdur sanık ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma;
Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında, mağdur sanık ...'a yönelik yağma;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında, mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında, mağdur ...'e yönelik yağma;
Suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükmün 9 ve 11 nolu bendinde suçun adının "Nitelikli yağma" olarak belirtilmesi gerekirken "Hürriyetten yoksun kılma" olarak yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiş;
Olay tarihinden 4-5 ay kadar önce mağdur sanık ..., kendisine ait iki adet köpeğin çalınması ve/veya kaybolmasından mağdur sanık ... ve mağdur ... Akçil'i sorumlu tutup köpeklerinin geri verilmesi amacıyla olay günü yanında diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte mağdur ...'ın çalışmış olduğu işyerine gidip tehdit etmek suretiyle bir adet erkek köpeğini geri aldığı, mağdur-sanık ...'ın, aynı cins ancak cinsiyeti farklı ikinci köpeğinde iadesini mağdur ...'dan talep ettiği, mağdurun ikinci köpek hakkında bir bilgisi olmadığını ısrarla belirttiği, bu aşamadan sonra diğer sanıklarla birlikte zorla mağdur ...'ı araca bindirip ... Emlak adlı işyerine götürdüğü, çelik halatlı hortumlarla darp ettiği, mağdur ...'a diğer mağdur ...'ı telefonla arattırıp olay yerine gelmesini sağladığı, mağdur-sanık ...'yi işyerine götürdükleri, bu sırada olay yerine diğer sanıklar ..., ..., ... geldiği, tüm sanıkların ellerinde hortum ve borularla mağdur ... ile birlikte mağdur-sanık ...'yi darp ettikleri, olayı bir şekilde öğrenen mağdur ...'ın babası ...'in de olay yerine geldiği, bulunamayan köpeğin bedeli olarak mağdur ...'den de 500 TL para istedikleri, mağdurları 3 saat boyunca zorla alıkoydukları, daha sonrasında sanık ...'ın evine zorla götürüldükleri, bıçakla tehdit edip mağdur ...'ın cep telefonu ve 30 TL parasını, mağdur ...'nin cep telefonunu alıp gece saat: 23.00 sıralarında serbest bırakmaları şeklinde gelişen olayda; mağdur sanık ... ve oğlu ...'ın ikinci köpeğin, mağdur sanık ...'ın çaldığı ve/veya bir şekilde ele geçirdiğine ilişkin kesin bir bilgiye sahip olmadıkları halde onu sorumlu tutup zararını karşılamak amacıyla mağdur ...'nin cep telefonunu almaları eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 149/1-a-c-d-h maddelerinde düzenlenen nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanıklar ... ve ... hakkında yağmanın daha az cezai gerektiren hali olan 5237 sayılı TCK'nin 150/1. maddesinde düzenlenen hukuki alacağı tahsil amacıyla tehdit suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de; Eylemin çelik halatlı hortum, boru, ağaç sopa ve bıçakla işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 150/1. yollaması ile aynı yasanının 106/2-c bendinin yanı sıra (a) bendinden de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi;
Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında, mağdur sanık ...'a; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında mağdur ...'e yönelik birden fazla kişi tarafından birlikte, konutta ve geceleyin gerçekleşen eylemde, silah da kullanıldığının anlaşılması karşısında, anılan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 149/1.maddesinin (c), (d),(h) bendinin yanı sıra (a) bendinden de uygulama yapılması gerektiği gözetilip aynı Yasanın 61.maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi ve alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından, anılan hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklara yükletilen dava konusu eylemlerin kısmen yasada öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçun sanıklar tarafından işlendiği,
Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca, cezaların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak
Sanıkların, kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak, TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nin 53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, "Sanıkların, kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak, TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamalarına" cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e yönelik yağma;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...'a yüklenen yağma suçunun gerektirdiği cezanın alt ve üst sınırları bakımından hükmün açıklandığı 15.01.2016 tarihli oturumda, savunman bulundurulmaksızın hükümlülük kararı verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nin 150/3, 188/1, 289/3-e maddelerine aykırı davranılması ve böylece savunma hakkının kısıtlanması,
2- Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2010 gün, 2010/10965 soruşturma, 2010/7324 esas, 2010/496 sayılı iddianamesinde, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında "Mağdur ...'e yönelik TCK'nin 96/1. maddesinde düzenlenen zincirleme eziyet suçundan dava açıldığı, mahkemece sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, verilen bu karara karşı temyiz davası açılmayarak mevcut haliyle kesinleştiği; anılan sanıklar hakkında mağdur ...'e yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ise müstakil bir dava açılmadığı, bir suçun işlenmesi anlatılırken başka bir suçtan bahsedilmesinin o suçtan açılmış bir davanın bulunduğunu göstermeyeceği gibi zincirleme eziyet suçundan açılan kamu davası ile ilgili verilen beraat kararının kesinleşmiş olması dikkate alındığında, ortada yağma ve kişi hürriyetini tahdit suçuna dönüşen bir başka suçtan bahsedilmesininde mümkün olmadığı ve/veya bu konuda dönüşebilen bir başka suçunda elde kalmadığının anlaşılması karşısında, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında "mağdur ...'e yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 5271 sayılı CMK’nin 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış dava bulunmadığı, açılmayan bir kamu davasında da ortaya çıkan hukuki boşluğun ek savunma ile giderilemeyeceği de düşünülmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Uygulamaya göre de;
a-Hükmün 13 nolu bendinde suçun adının “yağma” olarak belirtilmesi gerekirken “hürriyetten yoksun kılma” olarak yazılması,
b-Mağdur ... Akçil' in, hürriyetini kısıtladıktan sonra şahsına herhangi bir zarar vermeksizin serbest bırakan sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 110/1.maddesi ile uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanıklar ... ve ... savunmanlarının duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik yağma suçu yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılıp sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e yönelik yağma; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçları yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 23.10.2019 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ün katıldığı oturumda, sanık ... savunmanının yokluğunda sanık ... savunmanının yüzüne karşı açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy