Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanık ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen 16.02.2016 gün ve 2014/110 Esas, 2016/95 Karar sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanık savunmanı tarafından açılan temyiz davası üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.02.2017 gün ve 2016/4979 Esas, 2017/374 Karar sayılı ilamı ile yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanıp, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile dosyanın diğer sanığı hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin bozulduğu; bozma ilamına konu suçlar yönünden yeniden yapılan yargılama sırasında ortaya çıkan durum nedeniyle sanık savunmanının yargılamanın yenilenmesine ilişkin vaki talebinin anılan Mahkeme tarafından reddedilip, 5271 sayılı Kanunun 308. maddesi kapsamında kaldığından bahisle gönderilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.05.2020 gün ve KD - 2020/39737 sayılı yazıları ile itiraz yoluna başvurulduğu anlaşılmış olmakla;
TÜRK MİLLETİ ADINA
5271 sayılı CMK'nin 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.02.2017 gün ve 2016/4979 Esas, 2017/374 Karar sayılı ilamı ile sanık ... hakkında yağma suçundan verilen 8 yıl 4 ay hapis cezası ile sanık ... hakkındaki beraat kararlarının onanarak kesinleştiği, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık ... hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile ilgili hükümlerin bozulduğu; bozulan suçlar yönünden dosyanın Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/131 Esas sırasına alınarak yapılan yargılama sonucunda; 02/05/2017 gün ve 2017/144 sayılı karar ile karar verildiği, açılan temyiz davasını inceleyen Yargıtay 6 Ceza Dairesi'nin 04/11/2019 gün ve 2017/3162 Esas, 2019/5188 sayılı kararı ile de, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin onanarak kesinleştiği;
Bozma sonrası yürütülen yargılama sırasında, 02/05/2017 günlü karar duruşmasında hazır bulunan katılan ...’ın, suçtan kaynaklanan zararının sanık ... tarafından giderildiğini beyan ettiği ve bunun sonucu olarak anılan sanık hakkında TCK'nin 168/3. maddesi ile uygulama yapıldığı; ancak,
suç ortağı sanığın zarar giderimine herhangi bir karşı duruş sergilemeyen sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın fazla ceza tayin edildiğinin anlaşılması karşısında;
1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2) Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 20.02.2017 gün ve 2016/4979 Esas, 2017/374 Karar sayılı “onama” kararının kaldırılmasına; hükmün itiraz nedeni doğrultusunda BOZULMASINA, 09/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.