MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Nitelikli yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ile ... müdafiileri duruşmalı inceleme isteminde bulunmuşlar ise de; hükmolunan ceza miktarlarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince duruşmasız olarak yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.07.2020 tarih, 2019/1-52 esas ve 2020/359 karar, 12.03.2020 tarih, 2018/1-337 esas ve 2020/176 karar, 23.10.2018 tarih, 2017/1-842 ve 2018/457 karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan "feragat" ya da "vazgeçme" vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı CMK'nın 266. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması hâlinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan "istek" de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtayca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda sanık ... “12.04.2019 tarihinde verilen kararın onaylanarak dosyamın kapatılmasını istiyorum” şeklindeki 15.04.2019 tarihli dilekçesi ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de dosyanın bir an önce sonuçlanmasına yönelik olduğu, dilekçesinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı anlaşılmakla, bu husustaki tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek, yapılan incelemede;
I-Sanık ... hakkında katılan ... ’na yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs; sanık ... hakkında müşteki sanık ...’e yönelik nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...’ye yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık ... hakkında katılan ...’na yönelik yağma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte ve işyerinde işlendiği anlaşılmasına rağmen, sanık hakkında TCK’nın 149/1. maddesinin “c” ve “d” bentleri ile de uygulama yapılmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri, sanık ... ve müdafii ile sanık ... ve müdafii, sanık ...’nın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında müşteki sanık ...’e yönelik nitelikli tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 106/2-c-d maddesinde tanımlanan nitelikli tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımının, sanıklar ... ve ...’in savunmalarının alındığı 24.12.2010, diğer sanık ...’ün savunmasının alındığı 16.03.2011 tarihinden itibaren haklarında mahkumiyet kararı verildiği tarih olan 12.04.2019 tarihinden önce dolmuş olması sebebiyle sanıklar hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... ile sanık ... ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Sanık ... hakkında katılan ...’na yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs; katılan ...’ye yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
UYAP'tan alınan nüfus kaydına göre, sanığın 25.11.2020 tarihinde öldüğünün anlaşılmış olması karşısında 5271 sayılı CMK'nın 223/8 ve 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddeleri uyarınca kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesinde zorunlululuk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 22.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy