MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kendiliğinden hak alma (İhkakı hak)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen ve lehine olan 765 sayılı TCK’nın 308/3. maddesine uyan kendiliğinden hak alma suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24/11/2008 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 09/05/2010 günü yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihi olan 16/05/2005 gününden hüküm tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kuruması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.