MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi ve düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların katılana ait suça konu banka kartıyla ayrıca para çekim işlemi yapması eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 245/1. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu da oluşturduğu anlaşılmakla sanıklar hakkında bu suçtan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
I-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." ve aynı Kanunun 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, temyiz dilekçelerinde gösterilen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK'nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafileri ile sanık ...’nın yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, temyiz dilekçesinde gösterilen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK'nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulu ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabul ile nitelendirmede usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ... hakkında ilk olarak Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2018 günlü ve 2014/209 Esas, 2018/643 Karar sayılı ilâmı ile TCK’nın 149/1-a, 62 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası verildiği, bu hükme karşı yalnızca katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe istinaf yoluna gidildiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23/09/2019 günlü ve 2019/2384 Esas, 2019/1524 Karar sayılı ilâmının 3. kısmında sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünden tekerrüre ilişkin hükmün çıkartılarak, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine; 4. kısımda ise, çelişkiye yol açacak şekilde, sanık ... hakkındaki hükmün alt sınırdan uzaklaşılmaksızın ceza verildiğinden bozulmasına karar verildiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin durumu fark ederek, 10/12/2019 günlü “tutanak” ile sanık ... hakkında 3. kısmın sehven yazıldığını, kesinleşme işleminin 4. kısma göre yapılması gerektiğini belirttiği, neticede geçerli kılınan bozma kararı sonrasında Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2020 gün ve 2019/558 Esas, 2020/243 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-a-c, 62 maddeleri uyarınca -bu defa teşdiden- 10 yıl hapis cezasına hükmedildiği, bu hükmün sanık müdafiince istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.11.2020 gün ve 2020/1873 Esas, 2020/1981 Karar sayılı kararıyla düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddedildiğinin anlaşılması karşısında; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23/09/2019 günü karar verdiği dosyadan el çekmesi ve karar içeriğine dokunmaması gerekirken, yaklaşık 3 ay sonra tutulan bir “tutanak” ile hükümde sanık aleyhine değişikliğe gidilmesi yok hükmünde olup, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 8 yıl 4 aylık kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy