Basit tehdit suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/1. maddesi delaletiyle 106/1-2. cümle, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve 2020/6 esas, 2020/12 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 07/12/2020 gün ve 94660652-105-67-17903-2020-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22/01/2021 gün ve 2021/3379 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki hüküm nazara alındığında, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceğinin anlaşılması karşısında dosya kapsamına göre, sanık ile müşteki ... arasında kredi kartı borcunun ödenmemesi dolayısıyla alacak verecek meselesinin bulunduğu, sanığın alacaklı olduğu, sanığın müştekiye "Ulan beni bu durumlara soktun, senin insanlığının Allah bin türlü belasını versin, sana ta başından beri yalvardım beni zor duruma sokma diye, senin yüzünden bankalardan kırmızı çizgi yedim, ama yemin ediyorum, bu saatten sonra herşeyi göze aldım, şu mübarek günde evimde huzur denen bir şey kalmadı" şeklinde mesaj çektiğinden bahisle basit tehdit suçundan kamu davası açıldığı, Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesince söz konusu mesaj içeriğinin basit tehdit suçu olarak kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, gerekçeli kararda sanığın ayrıca müştekiye "benim paramı getir lan, çıkartma beni yukarı" şeklinde mesaj da göndermiş olduğu belirtilerek iddianamede yer almayan mesajın da hükme esas alındığı, "benim paramı getir lan, çıkartma beni yukarı" sözünün yargılama konusu yapılamayacağı, iddianameye konu basit tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilen cümlenin "her şeyi göze aldım" cümlesinden ibaret olduğu, sanığın istikrarlı şekilde bu sözü hukuk mahkemelerinde hakkını aramak anlamında söylediğini belirttiği, bu sebeple sanığa yüklenen basit tehdit suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yüklenen suçtan beraati yerine yazıyı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Katılan sanık ... ve diğer katılan sanık ...'ın komşu oldukları, davaya konu olaydan önce ...'ın, ...'a borç verdiği ve ...'ın bu borcu zamanında eksiksiz olarak ödediği, böylece ...'ta ...'a karşı bir güvenin oluştuğu, ...'ın tekrardan ...'tan borç istediği, ...'ın da bunun üzerine kredi kartını ...'a verdiği, ...'ın ...'ın kartıyla 18.500 TL (4 taksit olacak şekilde) tutarında harcama yaptığı, sonrasında ...'ın ...'dan kartın kullandığı kadar gidere ait taksitleri zamanında ödemesini istediği, ...'ın kart giderlerini zamanında ve tam olarak ödemediği, bu sebeple ...'a ait kart giderleri için ...'ın hesabından belirli dönemlerde para kesildiği, ...'ın bu sebeple mağdur duruma düştüğü, bu hususun harcama yapılan iş yeri fişi ve faturası, katılan sanık ...'ın da yapıldığını teyit ettiği ödemelere ilişkin banka dekontlarının görselleri (10.000 TL ve 6.000 TL tutarlı para göndermeye ilişkin) ve telefondan yapılan mesajlaşmalar birlikte değerlendirildiğinde anlaşıldığı, taraflar arasındaki borç ilişkisi sebebiyle yapılan mesajlaşmalarda ...'ın ...'a "yemin ediyorum bu saatten sonra her şeyi göze aldım" ve "benim paramı getir lan çıkartma beni yukarı" şeklinde iki mesaj gönderdiği, katılan sanık ...'ın bu mesajlarda "her şeyi göze aldım" derken kasttetiğinin ...'a karşı alacağını hukuki yoldan mahkemeler vasıtasıyla ileri sürmek olduğunu beyan ettiği, ancak sanığın mahkemece alınan beyanlarında uzun süredir alacağını diğer sanıktan alamamasına rağmen bununla ilgili gerek olay öncesi gerekse olay sonrası herhangi bir hukuki yola başvurmadığı, bunun yanında sanığın şikayet öncesi gönderdiği " benim paramı getir lan çıkarma beni yukarı" şeklindeki diğer mesaj ile birlikte değerlendirildiğinde mesajların katılan sanık ...'ın kastettiğinden daha yoğun olacak şekilde tehdit yoğunluğuna ulaştığı birlikte değerlendirildiğinde katılan sanık ...'ın ...'a karşı basit tehdit suçunu işlediğinin sabit olduğu olayda, mahkemenin sanık ... 5237 sayılı TCK’nın 150/1maddesi atfıyla aynı yasanın 106/1-2. cümlesini uygulamak suretiyle yazılı şekilde karar vermesinde isabetsizlik görülmediğinden Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 22/10/2020 tarihli ve 2020/6 esas, 2020/12 sayılı kararına yönelik yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.