KANUN YARARINA BOZMA
Silahla yağmaya teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından şüpheli Murat Özdemir hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen 05/11/2020 tarihli ve 2018/13235 soruşturma, 2020/3433 esas, 2020/403 sayılı iddianamenin iadesine dair Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/11/2020 tarihli ve 2020/118 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/11/2020 tarihli ve 2020/758 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 16/02/2021 gün ve 94660652-105-80-20910-2020-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/11/2020 tarihli ve 2020/758 değişik iş sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce şüpheliye yüklenen isnad edilen silahlı yağmaya teşebbüs suçunun kasten yaralama ve tehdit suçlarını oluşturduğunu, bu suçların tamamlanmasından sonra mala zarar verme suçunun işlendiğini ve anılan suçun da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, dava şartı olan uzlaşma hükümleri uygulanmadan iddianame tanzim edilemeyeceği gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verildiği ve itirazın reddedildiği anlaşılmış ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet Savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet Savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, iade gerekçesinin yüklenen suçun hukuki niteliğinin belirlenmesine yönelik olduğu ve hukuki nitelendirme nedeniyle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24/11/2020 tarihli ve 2020/758 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.