KANUN YARARINA BOZMA
Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 168/1, 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 7 ay 23 gün ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2013 tarihli ve 2012/569 esas, 2013/369 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 16/11/2020 gün ve 94660652-105-31-2666-2020-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15/12/2020 gün ve 2020/103890 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Suç tarihinin 20/01/2012-04/02/2012 tarihleri arası olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 20/01/2002 tarihi olarak yanlış yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
1-Dosya kapsamına göre, inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'un, Aydın Çocuk Mahkemesindeki 12/06/2013 tarihli talimat yoluyla alınan ve inceleme dışı diğer sanık ... ile birlikte müştekinin evinden çalmış oldukları laptop bilgisayarı sanık ...'ya satmak üzere verdikleri şeklindeki savunmasının da sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmasını doğruladığı nazara alındığında, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 15/05/2018 tarihli ve 2017/2118 esas, 2018/7363 karar sayılı ilâmında, "Tüm dosya kapsamı ile hükümlünün savunmasına göre, eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturabileceği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de..." şeklinde işaret edildiği üzere, müştekinin hırsızlanmak suretiyle evinden alınan bilgisayarı satın almaktan ibaret sanığın eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturabileceği gözetilmeden atılı suçlardan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde,
2-Kabule göre de; inceleme dışı diğer sanık ...'ın temyiz talebi üzerine, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 15/05/2018 tarihli ve 2017/2118 esas, 2018/7363 karar sayılı bozma ilâmında, "Sanığın savunmasında saat belirtmeksizin eylemin gece işlendiğini söylediği, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuk ...'un hazırlık aşamasında alınan ifadesinde eylem saatinin 18:00-19:00 arasında olduğunu belirttiği, dosya kapsamına göre eylemin 20.01.2012 günü saat 18:00 ile 04.02.2012 günü saat 19:15 arasında işlendiğinin anlaşıldığı, 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesi gereğince gecenin 20.01.2012 günü saat 18:20 ve 04.02.2012 günü saat 18:37 sonrasında başladığı, bu itibarla; eylemin gündüz kabul edilen 18:00 ila 18:20-18:37 saatleri arasında da işlenme ihtimalinin bulunması karşısında, şüpheli bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi suretiyle eylemin gece ya da gündüz zaman dilimlerinden hangisinde işlendiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre hırsızlık suçundan dolayı TCK'nın 143. maddesindeki artırım hükmü ile konut dokunulmazlığının ihlali suçundan dolayı TCK'nın 116/4. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanması gerekirken, eylemin geceden kabul edilen hangi saat diliminde işlendiğine dair bilgiye nasıl ulaşıldığı karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan sanık aleyhine yazılı şekilde karar verilmesi" şeklinde belirtildiği üzere,
5237 sayılı Kanun'un 6/1-e maddesi uyarınca gece vaktinin güneşin batmasından 1 saat sonra başladığı; bu itibarla suç tarihleri olan 20/01/2012 günü gece vaktinin 18:20'de, 04/02/2020 günü ise 18:37'de başladığı, eylemin gündüz kabul edilen 18:00 ile 18:20 ve 18:37 saatleri arasında işlenme ihtimali bulunması karşısında, şüpheli bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi suretiyle eylemin gece ya da gündüz zaman dilimlerinden hangisinde işlendiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre hırsızlık suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesindeki artırım hükmü ile konut dokunulmazlığını ihlal suçundan dolayı aynı Kanun'un 116/4. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanması gerekirken, eylemin geceden kabul edilen hangi saat diliminde işlendiğine dair bilgiye nasıl ulaşıldığı açıklanmadan sanık aleyhine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Suç tarihinin 20/01/2012-04/02/2012 tarihleri arası olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 20/01/2002 tarihi olarak yanlış yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'un aşamalarda alınan savunmasında nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını diğer sanık ... ile birlikte gerçekleştirdiklerini, çalmış oldukları suça konu laptopu da sanık ... ’ya sattıklarını beyan ettiği, diğer sanık ...’ın da suça sürüklenen çocuğun savunmasını doğruladığı, sanık ...’nın ellerinde lap top olduğunu satın alıp almayacağını sorduklarında kendisininde alacabileceğini söylemesi üzerine, parasını 3-4 gün sonra vermek üzere lap topu aldığı yönündeki beyanı karşısında; sanık ...’in diğer sanık ve suça sürüklenen çocukla ortak bir şekilde hırsızlık suçunu işleme kastının olmadığı anlaşılmakla; kendisine getirlen hırsızlık suçunun konusu eşyayı kabul etmesi şeklindeki eyleminin TCK’nın 165. maddesinde düzenlenmiş olan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturacağı, buna göre konut dokunulmazlığının ihlali suçundan da sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde sanık hakkında nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2013 tarihli ve 2012/569 esas, 2013/369 sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.