MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında mala zarar verme, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyet kararı verilip, gerekçeli kararın Tebligat Kanunu 21. maddesine göre ‘isim vermekten ve imzadan imtina eden komşuya haber verilip, kapıya tebliğe dair evrak yapıştırılmadan’ muhtara teslim edilmek suretiyle sanığa usulüne uygun olmayan şekilde 08.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın karardan haberinin olmadığını bildirip, 04.02.2016 tarihinde anılan hükmü temyiz etmesi üzerine Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2016 gün, 2014/916 esas ve 2015/810 sayılı ek kararıyla temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu suretle sanığa yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından; temyizin reddine dair ek kararın hukuki değerden yoksun olması sebebiyle anılan karar kaldırılarak yapılan incelemede:
I-Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmekle;
Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla kamu görevlisine karşı gerçekleştirmesine karşın, sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle noksan ceza tayini, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ...’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesine gelince;Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay günü, ihbar üzerine olay yerine gelen polis memuru olan müştekiler ... ve ...’nın taşkınlık yapan sanığa müdahale etmek istemesi üzerine sanığın, müşteki ...'e hitaben "ananı avradını s.kerim, seni öldürürüm" diyerek yumruk salladığı ve resmi üniformasının yakasını tutarak yırttığı, müşteki ...'in biber gazı kullanarak sanıktan kurtulduğu, bu sırada araya giren müşteki ...'un da sanığa müdahale etmesi üzerine sanığın, müşteki ...'a hitaben "senin de ananı avradını s.kerim, bu Akçay küçük, sana da hesabını soracağım, seni öldüreceğim" dediği, sanığa müdahale ettiği sırada müşteki ...'un da düşerek yaralandığı olayda; sanığın eyleminin bir bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu, ayrıca kamu malına zarar verme suçundan bahsedilemeyeceği düşünülmeden, uygulama imkanı bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 152/1.a maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.