Örgüt üyeliği suçundan sanık hakkında yapılan duruşma sonunda; anılan suçtan sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararına ilişkin ... 12. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23/05/2008 tarih, 2003/168 Esas ve 2008/144 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 24/02/2011 tarih ve 2008/27079 Esas ve 2011/1771 Karar sayılı ilâmı ile hükmün onanmasına karar verildiği, verilen onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2021 tarih ve KD-2021/50966 sayılı yazısı ile özetle, sanık hakkında örgüt üyeliği suçundan ötürü zamanaşımı süresi yönünden 765 sayılı TCK’nın daha lehe olduğu, bu Kanuna göre belirlenen uzamış ve kesintili 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin, 23/04/2003 olan suç tarihi gözetildiğinde hükmün onandığı 24/02/2011 tarihinde dolmuş olduğundan bahisle, verilen onama kararının sanık yönünden kaldırılarak hükmün zamanaşımından düşürülmesine karar verilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine, dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Dosyanın incelenmesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2021 tarih ve KD-2021/50966 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan, itirazın kabulü ile Dairemizin 24/02/2011 tarih ve 2008/27079 Esas ve 2011/1771 Karar sayılı onama kararı sanık ...’ün örgüt üyeliği suçu yönünden kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 4422 sayılı Kanun’un 1-1. maddesi ile 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre; hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 220/2, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık uzamış ve kesintili zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 23/04/2003 gününden 24/02/2011 olan inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 30.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.