MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ... müdafiileri ve sanıklar Adem ve Recep ile katılan vekili
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nın 142/2-a maddesinde; “Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak işlenmesi hâlinde" madde gerekçesinde ise; "Hırsızlık suçunun kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanılarak işlenmesi, suçun temel şekline nazaran daha ağır ceza ile cezalandırılmasını gerektirmektedir. Mağdurun trafik kazası geçirmiş olması, aklî veya bedensel bir hastalık veya sakatlıkla malul olması, malını koruyamayacak durumda olmasının örneklerini oluşturmaktadır. Hatta, bir yakınının ölüm haberini almış olmaktan doğan büyük bir üzüntünün neden olduğu bir panik hâlinin de aynı durumu doğurmuş bulunması olanaklıdır. Kişinin örneğin geçirmiş bulunduğu kaza sonucunda ölmüş olmasından yararlanılarak üzerindeki veya yanındaki eşya hakkında hırsızlık suçunun işlenmiş olması da bu bent kapsamında mütalâa edilmiştir.
Bu bent hükmünün uygulanabilmesi için, kişinin malını koruyamayacak duruma fail tarafından getirilmemiş olması gerekir. Aksi takdirde, duruma göre, yağma suçunun veya bir başka suçu işlemek amacıyla kasten öldürme suçunun oluştuğunu kabul etmek gerekir." denilmektedir.
Her ne kadar gerekçede bu bentteki nitelikli hâlin uygulanabilmesi için kişinin malını koruyamayacak duruma fail tarafından getirilmemiş olması gerektiğinden söz edilmekte ise de, verilen örneklerden de açıkça anlaşılacağı üzere, failin hırsızlık fiilini işlemek amacıyla kişiye cebir veya tehdit uygulaması hâlinde, daha ağır cezaları gerektiren yağma veya bir başka suç işlemek amacıyla kasten öldürme suçu oluşacağından bahisle böyle bir sonuca varılmıştır. Gerekçeyi bu bağlamda yapılmış bir açıklama olarak kabul etmek gerekir.
Somut olayda; sanık ...'in katılanın kız kardeşi ile gönül ilişkisi olduğu, katılanın bankada bulunan ve bir başka bankaya transfer edeceğini öğrenmesi üzerine sanıkların paraların çalınması konusunda yaptıkları plan dahilinde sanık ...'in sevk ve idaresindeki 44 MF 057 plaka sayılı araç ile yanında katılan da olduğu halde bankaya para yatırmak üzere giderken sanık ...'ün temin ettiği, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 06 HA 4752 plaka sayılı araçla çarpması suretiyle oluşturulan maddi hasarlı trafik kazası üzerine olay yerine sanıklar Ali ve ... ile ...'nin de intikali ile olayın telaşı ile araçtan inen katılanın araç içerisinde kalan 52.600 Euro ve beyanına göre ayrıca 132 Euro, cep telefonu, kimlik vb. eşyaların bulunduğu çantayı çaldıkları anlaşılmış olup, hırsızlık suçunun kişinin malını koruyamamasından istifade ile işlendiği açıktır.
Dairemize göre, 765 sayılı TCK’nın 492/3. maddesi uyarınca koruyamama keyfiyetinin mal sahibinin uğradığı hususi felaketten kaynaklanması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın 142/2. a maddesindeki nitelikli hâlin uygulanabilmesi için hırsızlık fiilinin kişinin malını koruyamamasından ya da ölmesinden istifade ile işlenmesi yeterlidir.
Bu sebeple sanıkların, kişinin malını koruyamamasından yararlanmak suretiyle nitelikli hırsızlık suçunu işledikleri sabit olduğu halde, TCK’nın 142/2-a maddesi yerine 141. maddesinden hüküm kurularak eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... müdafiileri ve sanıklar.... ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 01.07.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.