MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükümlü ... hakkındaki kesinleşmiş 15.02.2002 günlü hükmün, 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre uyarlanması için, duruşma açılarak hükümlünün bilgisi dışında müdafii de atanmak suretiyle karar verildiği ve hükümlü için atanan müdafinin uyarlama kararını temyiz etmediğinin anlaşılması ve ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 gün ve 2008/9-7-56 sayılı kararında açıklandığı gibi, kendisine zorunlu müdafii atandığından hükümlünün haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiiye yapılmış bulunan tefhim veya tebliğin, kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağının ve bu nedenle hükümlüye kararın tebliğ edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, mahkemesince hükümlüye yapılan geçerli tebligattan sonra yasal süresinde hükümlü tarafından yapılan temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekiye yönelik yağma eyleminin; silahla ve birden fazla kişi tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 149. maddesinin 1. fıkrasının birden çok bendini ihlal eden hükümlü hakkında aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 10.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy