MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay tarihinde ikametinin kapısını kilitleyerek ayrılan katılanın, saat 19.30 sıralarında geldiğinde balkon plastik doğramasının açılarak DVD player, reciever ve bilgisayar kasasının alındığı olayda; katılana ait bilgisayar kasası ile yakalanan sanığın, aşamalarda alınan savunmasında ismini bilmediği ve görse tanımayabileceği seyyar satıcıdan aldığı şeklindeki savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 116/1 maddelerine uyan nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturduğu halde vasıfta yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Yasa’nın 165/1 maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son. maddesi gereği sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 17.05.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.