MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/578 E., 2020/1863 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER: Başvurunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
I.Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Konut dokunulmazlığının ihlali suçunu aynı zamanda nitelikli yağma suçunun unsuru olduğunun anlaşılması karşısında sanık hakkında ayrıca konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ceza verilemeyeceğinin gözetilmemesi hüküm kesin nitelikte olduğundan kanun yararına bozma yasa yoluyla düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları'nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II.Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz isteminin bu kapsamda olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, araç üzerinde ele geçen parmak iziyle ilgili olarak İstanbul'da yaşadığını, o cadde üzerinde bir çok tanıdığı olduğunu, araca yaslanmış olabileceğini savunduğu, müştekinin duruşmada sanığı kesin ve net olarak teşhis edemediği, kolluk aşamasında sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nde bulunan fotoğrafı üzerinden yaptığı teşhisle ilgili olarak da emin olmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti açısından sanığa ait fotoğraflar temin edildikten sonra, müşteki tarafından dosyaya sunulan ve olay anına ait olduğu anlaşılan görüntülerdeki kişi olup olmadığının tespiti amacıyla görüntüler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırdıktan sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.03.2025 tarihinde karar verildi.