MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1968 E., 2023/4011 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - Onama
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/1968 Esas, 2023/4011 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuklar müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edildiği, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiine bölge adliye mahkemesi kararı tebliğ edilmesine rağmen temyiz isteminde bulunmadıkları, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu ancak suça sürüklenen çocuk ... müdafiine yapılan tebligatta ve bölge adliye mahkemesinin kanun yolu hatırlatma fıkrasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (5271 sayılı Kanun) 294. ve 295. maddesindeki ihtaratın yer almadığı anlaşılmakla; yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun iki dereceli kanun yolu sistemi benimsenmiş olup 291 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde temyiz süresi; "Temyiz istemi, hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün içinde ... yapılır;" şeklinde kaleme alınmıştır. Buna göre ilgilisi aleyhine temyiz yoluna başvurmak istediği karara karşı bu kararın tebliği ya da tefhiminden itibaren on beş gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe vermek veya tutanağa geçirilmek ve hâkime onaylattırılmak koşuluyla zabıt kâtibine bir beyanda bulunmak suretiyle temyiz hakkını kullanır. Ancak 5271 sayılı Kanun'un temyiz yolu için öngördüğü tek koşul, temyiz iradesinin usûlüne uygun şekilde on beş gün içinde açıklanmasından ibaret değildir.
Şöyle ki; 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde belirtilen; “Yargıtay … temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm karşısında, 5271 sayılı Kanun’un temyiz sisteminde sebeple bağlılık ilkesini kabul ettiği anlaşılmaktadır. O hâlde temyiz dilekçesinde hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz nedenleri de belirtilmelidir. Nitekim 5271 sayılı Kanun'un "Temyiz gerekçesi" başlıklı 295 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir." şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz nedenlerini belirten dilekçeyi de sunmak durumundadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında ayrıntıları izah edildiği üzere, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2021/593 Esas, 2023/355 Karar sayılı kararında; 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında ifade edildiği üzere kanun yolunun, süresinin ve merciin açıkça belirtildiği ancak 5271 sayılı Kanun'un temyiz yolu için benimsediği iki aşamalı süre koşulunun göz ardı edilmesiyle süre konusundaki ihtarın, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı tutulduğu, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiine 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasındaki, temyiz nedenlerini içeren dilekçenin sunulması için öngörülen yedi günlük süre ihtarının bulunmadığı belirlenmiştir.
Somut olayda bölge adliye mahkemesinin karar eteğinde, "15 günlük yasal süresi içerisinde, dairemize veya dairemize gönderilmek üzere herhangi bir Bölge Adliye Mahkemesine, Bölge Adliye Mahkemesinin olmadığı yerlerde herhangi bir Ağır Ceza Mahkemesine, Ağır Ceza Mahkemesinin olmadığı yerlerde herhangi bir Asliye Ceza Mahkemesine bir dilekçe vererek yazılı müracaat etmek suretiyle veya tutanağa bağlanmak ve mahkeme hakimine onaylatılmak koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunarak sözlü müracaat etmek suretiyle, cezaevinde bulunan taraf için bulunduğu cezaevi müdürüne veya bulunduğu cezaevi katibine mahkememize göndermek üzere bir dilekçe vererek yazılı müracaat etmek suretiyle ya da bulunduğu cezaevi müdürüne ya da cezaevi katibine beyanda bulunarak ve bu beyanı tutanağa geçirterek ve bilahare tutanağı dairemize gönderterek sözlü müracaat etmek suretiyle Yargıtay'a TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere ve iş bu başvuru yollarına belirtilen yasal süreler içerisinde, belirtilen şekilde ve usulde müracaat edilmemesi halinde kesinleştirilmek üzere, oybirliği ile karar verildi.25/12/2023" denildiği ve Kanun'un 295/1. maddesindeki ek yedi (7) günlük süreden hiç söz edilmediği için, yanıltma nedeniyle; temyiz isteminde bulunmayan suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiine, "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi (7) gün içerisinde gerekçelerini bildirmemeleri halinde, meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek mâkul bir sürede temyiz gerekçelerinin, diğer bir ifadeyle sebeplerinin bildirilmemesi halinde temyiz başvurusunun sebep yokluğundan ret edileceği" ihtarını içerir tebligat yapılarak, tebliğ tebellüğ belgesi ve suça sürüklenen çocuk ... ve/veya müdafii ile suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından sunulması halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.