MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1195 E., 2023/3533 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk derece
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2023 tarihli ve 2022/321 Esas, 2023/33 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-d-h, 62... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d-h, 53... . maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Sanıklar ... ve ... hakkında ise, nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06.12.2023 tarihli ve 2023/1195 Esas, 2023/3533 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca esastan ve düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Kararın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, sanığın yağma suçuna ilişkin kastının bulunmadığına, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, bu sebeple ceza hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine, sanık ile katılan arasında yakın bir arkadaşlık ve borç ilişkisi bulunduğuna, kabul anlamına gelmemek üzere, sanık ile müşteki arasında borç ilişkisinden doğan tartışma sonrası müştekinin borcuna karşılık kendi rızası ile cep telefonunu sanığa vermiş olduğuna, müştekinin olayın gerçekleşmesinden 12 gün sonra darp raporu alarak şikayetçi olduğuna, yağmaya konu paranın alındığına ilişkin somut delil bulunmadığına, 5237 sayılı Kanunun 150/1, 150/2. ve 62. maddelerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılarak, resen gözetilecek sebeplerle birlikte, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın müştekiye karşı yağma kastında ve eyleminde bulunmadığına, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, müştekinin sanık hakkında bir şikâyeti ve suçlaması bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine, müştekinin beyanı esas alınarak sanığın herhangi bir suça konu eylemi olmamasına rağmen hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken verilen mahkûmiyet kararının haksız ve hukuka aykırı olduğuna, müştekinin olayın gerçekleşmesinden 12 gün sonra darp raporu alarak şikâyetçi olduğuna, yağmaya konu paranın alındığına ilişkin somut delil bulunmadığına, müşteki ile sanık ... arasında hukuki olarak bir borç ilişkisi bulunduğuna, aralarındaki borç ilişkisine istinaden müştekinin olay esnasında telefonunu borca karşılık olarak sanık ...'a kendi rızasıyla verdiğine, 5237 sayılı Kanun'un 150/1 ve 150/2. maddelerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sanığın ancak yardım eden sıfatıyla sorumluluğunun doğacağına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılarak, resen gözetilecek sebeplerle birlikte, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Dosya kapsamına göre, sanığın diğer şahıslarla fikir birliği içinde olmadığına, eyleme herhangi bir şekilde fail yada yardım eden sıfatıyla iştirakinin bulunmadığına, müşteki ile sanık ... arasında hukuki olarak bir borç ilişkisi bulunduğuna, bu nedenle sanık Kemalin müştekiyi darp ettiğine, korktuğu için sanığın müdahale edemediğine, sanığın iştirak ettiği tek suç iradesinin kasten yaralama eylemi olarak kabul edilebileceğine, sanığın nitelikli yağma eylemini gerçekleştirdiğine dair dosyada en ufak bir delil bulunmadığına, masumiyet karinesinin uygulanması gerektiğine, müştekinin sanıktan şikâyetçi olmadığına, sanığın herhangi bir şekilde yağma veya başka bir suç işleme kastı bulunmadığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinin uygulanması gerektiğine, resen gözetilecek sebeplerle birlikte, usul ve yasaya aykırı mahkûmiyet kararının bozulması, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, sanığın üzerine atılı suçtan beraatine ve lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, dosya kapsamına göre, sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili ve birbirini doğrulamayan beyanlarda bulunduklarına, sanıklar ... ve ... hakkında herhangi bir araştırma yapılmadan, eksik inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde beraat kararı verildiğine, diğer sanıklar hakkında alt sınırdan ceza verilmesi ve indirim uygulanmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların hiç bir aşamada müştekinin kurtulmasına yardım etmemeleri ve durumu kolluk görevlilerine haber vermemelerinin suçu birlikte işlediklerini gösterdiğine, re'sen nazara alınacak nedenlerle birlikte, hükmün bozulmasına, hakkında beraat kararı verilen sanıkların üst hadden cezalandırılmasına, hakkında alt sınırdan mahkûmiyet hükmü kurulan sanıkların ise, atılı suçtan üst hadden cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin olarak, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerine ilişkin olarak, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafilerince ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.03.2026 tarihinde karar verildi.