MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1181 E., 2024/161 K.
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, silahla tehdit
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Çal Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2021/429 Esas, 2022/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c, 62... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.01.2024 tarihli ve 2022/1181 Esas, 2024/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, hükmün kaldırılmasına, sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 43/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de kazanılmış hakkı korunarak 10 ay hapis cezası olarak infazına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Zamanaşımı süresinin dolduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince öncelikle beraat kararı verilmesi gerektiğine aksi halde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın tehdit eylemini birden fazla kişiyle birlikte ve silahla gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin yanı sıra (c) bendi ile de uygulama yapılması ve aynı Yasa'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
2- Bozma öncesi sanık hakkındaki sonuç ceza miktarı ile ilgili kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmesi gerekirken "Sanık hakkında aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından kazanılmış hak nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283/1 maddesi uyarınca cezanın 10 AY HAPİS CEZASI OLARAK İNFAZINA," karar verilmesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
A. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünün ilk paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından "Sanık hakkında aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından kazanılmış hak nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283/1 maddesi uyarınca cezanın 10 AY HAPİS CEZASI OLARAK İNFAZINA," bendinin çıkarılması ve hüküm fıkrasına "sanığın önceki hükümden kaynaklanan kazanılmış hakkı nedeniyle, 5271 sayılı Kanun 307/5 maddesi uyarınca sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesi ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Çal Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.03.2026 tarihinde karar verildi.