MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/39 E., 2024/1169 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2023 tarihli ve 2022/43 Esas, 2023/393 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında; nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-c, h, 53 maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/39 Esas, 2024/1169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Özetle dosya kapsamında dinlenen tanıkların olayı görmediği, değer azlığı indirimi ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiği, beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Mağdurun kollukta alınan beyanında olay günü 4-5 şahsın yanına gelip konuşmaya başladıkları ve kendisinden para ve sigara istedikleri korktuğu için oradan uzaklaşmak istediğini fakat içlerinden birininin kendisine omuz attığını ve sonrasında kaçmaya başladığını, içlerinden 20 li yaşlarda 1.80 boylarında kırmızı renkli gömlekli bir şahsın kendisini kovaladığını ve kovalama sonucunda yere düşüp yaralandığını o sırada şahsın otobüs duraklarına inen merdivenlerde kendisini yakaladığını, yakalayınca elinde bıçak gördüğünü ve karşı koyamadığı, akabinde cebinde bulunan 150 TL para ile Iphone Xmarka cep telefonunu elini cebine sokarak aldığını beyan ettiği olayda, sanığın suçlamaları kabul etmediği, mağdurun telefonu ve parasının yağmalanması esnasında tarif ettiği eşgaldeki şahıs ile sanığın aynı kişi olmadığı, ayrıca sanığın diğer şahsın işlemiş olduğu yağma suçuna iştirak ettiğine dair soyut iddia dışında mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/39 Esas, 2024/1169 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.03.2026 tarihinde karar verildi.