MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1750 E., 2024/630 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvuruların esastan reddi ile hükümlerin onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Hükmedilen cezaların tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanıklar ... ve ... ile sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme istemi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli, 2022/14 Esas ve 2023/67 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, c, h, 62/1, 53 maddelerinden ayrı ayrı 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 28.02.2024 tarihli ve 2023/1750 Esas, 2024/630 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıkların müdafilerinin istinaf başvurularının hükmün yargılama giderlerine ilişkin bendindeki "Sanıklardan eşit olarak tahsiline" ibaresinin çıkarılarak, yerine "Her bir sanık için yapılan yargılama gideri gözetilerek, sanıklardan payları oranında ayrı ayrı tahsiline" ibaresinin eklenmesin karar verilmek sureti ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-c. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ...’in Temyiz İstemi
Atılı suçu işlemediğine, katılanın diğer sanıklar ... ve ...’a aralarından daha önceye dayanan husumet olduğundan iftira attığına, çeklerin alınmasında hiçbir tehdit, baskı ve silah olmadığına, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, tanık beyanlarıyla desteklenmediğine, atılı suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak somut, kesin, net ve inandırıcı delil olmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı karar verildiğine, aynı konuda devam eden yargılama olduğu ve davalar birlikte görülerek karara bağlanması gerektiği halde bu durumun dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ...’in Temyiz İstemi
Katılanın diğer sanıklar ... ve ...’ a aralarından daha önceye dayanan husumet olduğundan iftira attığına, çeklerin alınmasında hiçbir tehdit, baskı ve silah olmadığına, atılı suçu işlemediğine, atılı suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak somut, kesin, net ve inandırıcı delil olmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı karar verildiğine, aynı konuda ....... Yapı Şirketinin avukatı hakkında dava olduğu birlikte görülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu halde bu durumun dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın tarafları tanımakta olup tüm iyi niyetiyle taraflar arasında yalnızca aracı konumunda bulunduğunu, somut olayda suçun unsurları oluşmadığına, olayda herhangi bir tehdit içerikli söz ve yaralama eylemi olmadığı gibi herhangi bir şahısta silah bulunmadığına, katılanın ticari kin ve nefretle kötü niyetli olarak somut hiçbir delile dayanmayan şikayeti dosya kapsamıyla sabit olup katılanın çelişkili beyanlarına itibar edilmesinin ceza hukukunun en temel prensiplerine, hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağına, bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı dosya kapsamıyla sabit olup katılanın doğru olmayan çelişkili beyanları ile karar verilmesinin ceza hukukunun en temel prensibi olan şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
4.Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Aynı konuda soruşturma aşamasında tefrik kararı verilen avukat hakkında açılan İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi 2023/312 Esas dosyası ile müvekkillerin yargılandığı Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/14 Esas dosyası birbiriyle bağlantılı olması nedeniyle dosyalar birleştirilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak atılı suça ilişkin her türlü şüpheden uzak somut, kesin, net ve inandırıcı delil olmadan ceza verildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, hukuken katılan lehine delil kabul edilemeyecek ticari defterlerin katılan lehine delil olarak kabul edildiğine, katılanın aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğuna sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ..., sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar ... ve ..., sanıklar ..., ... ve ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.03.2025 tarihinde karar verildi.