MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/4162 E., 2024/1235 K.
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararını kaldırılarak yeniden hüküm kurulması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
... Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/223 Esas, 2023/312 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/8 maddeleri gereğince düşme kararı verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.04.2024 tarihli ve 2023/4162 Esas, 2024/1235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148, 62, 53 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Müştekinin samimi ve açık beyanları ile ilk ifadesindeki suçlamaları kıskançlık ile verdiğini beyan ettiğine, suça konu telefonu kendi rızası ile verdiğine, herhangi bir zorlamaya maruz kalmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, hükmün sanık müvekkili lehine beraat etmesi yönünde bozulmasına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Dairemiz uygulamalarında "faydalanma kastı" aranması gerektiğinin çok açık olarak gösterildiği, ayrıca birçok kararlarında bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme yani "kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saiklerin "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ... ile müşteki ...'ın olay tarihinde boşanmış oldukları, müştekinin olaydan sonra polis merkezinde vermiş olduğu ifadesinde eski eşi hakkında uzaklaştırma kararı olduğunu, olay günü arkasından eski eşi ...'in geldiğini, kolundan tutarak apartmanın arasına çektiğini, daha sonra elinde bulunan telefonu vermesini istediğini, eski eşinin telefonu isteme sebebinin kiminle görüştüğünü öğrenmek olduğunu, telefonu bileğinden tutarak zorla aldığını beyan ettiği, duruşma sırasında ise olay günü cep telefonunu kendi rızası ile sanığa verdiğini beyan ettiği ve suça konu cep telefonunun da sanığın yakalandığı yerin karşısındaki boş arsada bulunduğu, sanığın suça konu cep telefonunu yol kenarındaki boşluğa fırlattığını ikrar ettiği gözetildiğinde; sanığın cep telefonunu alma yönündeki eylemi sırasında "mal edinme", "sahiplenme", "kullanma" ya da "ekonomik yarar sağlama" amacıyla hareket etmediği ve faydalanma kastının bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığa isnat edilen nitelikli yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığı ancak sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulabileceği gözetilmeden yağma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, diğer yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2026 tarihinde karar verildi.