B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
TARİHİ VE: 08.11.2021
SAYISI: 2020/28 E. 2021/2106 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ...
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; yapılan inceleme sonucunda, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2019 tarihli, 2018/659 Esas ve 2019/509 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, d, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c, d, 31/3, ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2020/28 Esas, 2021/2196 Karar sayılı kararı ile sanık ... müdafii ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (e) bentleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Yağma suçunun işlendiğine dair delil bulunmadığı, tanık beyanının çelişkili olduğu, mağdur beyanı gerekçe gösterilerek mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu, eksik araştırma sonucunda hüküm kurulduğu, cep telefonu baz sinyal bilgilerinin araştırılmadığı, müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık ...'in Temyiz İstemi
Soruşturma aşamasında müdafii atanmadan ifadesinin alınmasının hukuka aykırı olduğu, soruşturma aşamasındaki ifadesi usulüne uygun alınmadığından çelişkili olduğu gerekçesiyle mahkûmiyete esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, kovuşturma aşamasında atanan zorunlu müdafiinin istinaf başvurusundan sonra çekildiği ve bu aşamada yeni bir müdafii atanmadığını ve bu durumun kanuna aykırı olduğu, müşteki beyanlarının çelişkili olduğu ve gerçeklerle örtüşmediği, müştekilerin uyuşturucu kullanmaları nedeniyle uyardığı için kendine saldırdıkları ve karşılıklı darp olayını olduğu, yağma kastıyla hareket etmediği, cep telefonu veya başka bir eşyayı almadığı, nitelikli yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, çelişkili müşteki beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesen bir delilin bulunmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine göre; olay tarihinde katılan ... ve müşteki ...n araç ile seyir halinde oldukları esnada, içlerinde sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın da bulunduğu grubun aracı durdurdukları, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın, katılan ...'in bulunduğu kısmın araç kapısını açtıkları, suça sürüklenen çocuk ...'ın katılan ...'in bacakları arasında bulunan elinden cep telefonunu alacağı sırada katılan ...'in engel olmaya çalıştığı, katılanın araç dışına çekildiği ve araç dışarısında katılan ...'i darp ettikleri sırada yere düşen cep telefonunu alıp olay yerinden kaçtıkları şeklinde gelişen olayda,
Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, d madde ve fıkraları uyarınca cezalandırılmasına yönelik ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesinde olayda 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d fıkrasının uygulanma şartları bulunmadığı gerekçesiyle hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş olmakla, bölge adliye mahkemesinin sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına yönelik kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak ilk derece mahkemesince sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan iki nitelikli halin varlığı kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlendiği, bölge adliye mahkemesince bir nitelikli halin varlığı kabul edilerek sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında tek nitelikli halden hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesindeki kriterler gözetilerek temel cezanın yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.02.2025 tarihinde karar verildi.