MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/52 E., 2024/967 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk derece
Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2021/260 Esas, 2022/354 Karar sayılı kararı ile sanıkların nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 168/3-2, 62... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2023/52 Esas, 2024/967 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafileri ile katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, "1-Suçun 26/02/2021 tarihinde saat 20.05 sıralarında işlendiği müştekiler anlatımları, CD izleme tutanağı içeriğinden anlaşılması karşısında gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 25/02/2021 olarak gösterilmesi yerinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilerek eleştiri konusu yapmakla yetinilmiştir." eleştirisi ile birlikte "Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, mahkumiyetine karar verilen sanıklar aleyhine ve kendisini vekil ile temsil ettiren katılan şirket lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Kanuna aykırı, katılan şirket vekilinin istinaf istemi bu bakımdan yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf edilen kararın hüküm fıkrasına “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.400 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren katılan şirkete verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,"
Hususunda hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, sanığın aşamalarda samimi beyanlarda bulunduğuna, katılan kurumun zararının sigorta tarafından zararın meydana geldiği zaman olan soruşturma aşamasında karşılanmış olması sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin soruşturma aşamasına göre uygulanmasının gerektiğine, suçta kullanılan silahın kuru sıkı olması ve bu silahın diğer sanıkta bulunması sebebiyle bu nitelikli halin uygulanamayacağına, suçun işlendiği saatin tam olarak belirlenememesi sebebiyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince gece vakti nitelikli halinin uygulanamayacağına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın aşamalarda samimi beyanlarda bulunduğuna, katılan kurumun zararının sigorta tarafından zararın meydana geldiği zaman olan soruşturma aşamasında karşılanmış olması sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin soruşturma aşamasına göre uygulanmasının gerektiğine, suçun işlendiği saatin tam olarak belirlenememesi sebebiyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince gece vakti nitelikli halinin uygulanamayacağına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2026 tarihinde karar verildi.