MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/553 E., 2024/1091 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Sanık hakkında Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.11.2023 tarihli ve 2022/432 Esas, 2023/471 Karar sayılı
kararıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-h, 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 15.04.2024 tarihli ve 2024/553 Esas, 2024/1091 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın suça konu çantanın arabada olduğunu fark etmediğine, fark eder etmez arabadan attığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, suça konu paranın alındığına yönelik çelişkili katılan beyanı dışında mahkûmiyete yeter somut delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Her ne kadar sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, istikrarlı sanık savunmaları ve savunmayı destekler tanık beyanları göz önüne alındığında, sanığın katılanla para karşılığı cinsel ilişkiye girdikten sonra katılanı istediği yere bırakmamak için tanıkları arabaya çağırarak hızla olay yerinden uzaklaşmak istediği, bu sırada katılanın çantasının araç içinde olduğu, sanığın aracı çalıştırarak uzaklaşmak istediği esnada katılanın bağırarak ve aracın kapı kolunu tutarak gitmelerine engel olmak istediği, fakat katılanın aşamalardaki çelişkili beyanlarında sürüklendiğini belirtmesine karşın yaralanmadığını söylediği, akabinde sanık ve tanıkların katılanın çantasını fark ettikleri ve yol üzerinde bir noktaya çantayı attıkları olayda, suça konu 1200 TL'nin varlığı ve sanık tarafından alındığı hususunda çelişkili katılan beyanı dışında delil bulunmadığı, sanık hakkında her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeter kesin mahiyette delil olmamasına karşın "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca beraatine karar verilmeksizin hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
Sanığın arabada bulunan çantayı vermeksizin aracı hareket ettirerek kaçması eylemi sırasında katılanın kapı kolunu bıraktığı, katılanın genel adli muayene raporunda sürüklenmeye ilişkin bir kayıt yer almadığı, katılanın da beyanlarında yaralanmadığını belirttiği, bu nedenle yağma suçunun "cebir" unsurunun oluşmadığı anlaşılmakla sanığın eyleminin gece vakti hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.