MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/318 Esas, 2024/2939 Karar
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Hükmün Açıklanmasının Geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanmasına
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2022/228 Esas, 2023/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2024/318 Esas, 2024/2939 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 150/1. Maddesi delalaetiyle 106/1-1.cümlesi, 62... . maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Atılı suçu işlemediği, suçu işlediğine dair somut ve kesin delil bulunmadığı, katılanın çelişkili beyanlarının mahkûmiyete esas alınması hukuka aykırı olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılan Vekili Ve Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemleri
Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini, takdiri indirim ve lehe hükümlere yer verilmeksizin hüküm kurulması gerektiği ve lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, sanık müdafii, katılan vekili ve katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafii, katılan vekili ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına 5237 sayılı yerine "Katılan Kurum lehine, sanık aleyhine ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi ceza dairesininin hüküm tarihlerinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 40.000 TL toplam vekalet ücretine hükmedilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN AYRI AYRI ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.03.2026 tarihinde karar verildi.