KANUN YARARINA BOZMA
Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106/1-1. cümle ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanunun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2020 tarihli ve 2019/59 esas, 2020/206 sayılı kararının, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27/11/2020 tarihli ve 2020/1982 esas, 2020/1921 sayılı kararı ile bozulmasını müteâkip, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümle, 62/1 ve ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 251/3. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanunun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2021 tarihli ve 2020/518 esas, 2021/263 sayılı kararına karşı sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemesince duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümle ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanunun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/09/2021 tarihli ve 2021/537 esas, 2021/584 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 15.05.2025 gün ve 94660652-105-42-22235-2024-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/05/2025 gün ve 2025/66118 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
I. İSTEM
Uyarlama yargılamasının suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanun değişiklikleri ile ilgili olabileceği, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan uzlaşma hükümleri nedeniyle uyarlama yargılamasının yapılamayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/19084 esas, 2017/28185 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi halinde, uzlaştırma kapsamında bulunan diğer suç yönünden dosyanın soruşturma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a ve 106/1-1. cümle maddeleri uyarınca tehdit ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eden kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan beraatına, incelemeye konu tehdit suçundan ise mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan beraatına dair karar verilmesi sebebiyle, tehdit suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ''Uzlaşma" başlıklı 253/3. maddesinde yer alan "...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile uzlaşmaya tabi tehdit suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca mahkemesince yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde karar verilmemesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Uyarlama yargılamasının suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanun değişiklikleri ile ilgili olabileceği, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan uzlaşma hükümleri nedeniyle uyarlama yargılamasının yapılamayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; sanık hakkında kamu görevlisine hakaret ve tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan beraatine, tehdit suçundan ise mahkumiyetine hükmedilmiş ise de, sanık hakkında uzlaştırma prosedürünün uygulanmasına engel teşkil eden ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a madde ve fıkrasında düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, tehdit suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun uzlaşma başlıklı 253/3. maddesinde yer alan ".... Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun da uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında; 5560 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunularak sonucuna göre, sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/09/2021 tarihli ve 2021/537 esas, 2021/584 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2026 tarihinde karar verildi.