KANUN YARARINA BOZMA
Nitelikli yağma, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tefecilik yapmak suçundan şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.11.2023 tarihli ve 2023/184817 Soruşturma, 2023/136306 sayılı Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.01.2024 tarihli ve 2024/386 Değişik İş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 30.05.2025 günlü ve 94660652-105-34-29636-2024-KYB sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2025 günlü ve 2025/70883 sayılı İhbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Müşteki vekilinin 09.08.2023 tarihli dilekçesinde özetle, 2014 yılında müştekinin şüpheli ...'dan 15.000,00 Türk Lirası borç para aldığını, borcun yarısını taksitler halinde ödedikten sonra, 27.07.2014 tarihinde şüpheli ...'ın kardeşi olan şüpheli ...'nın yanında tanımadığı kişilerle birlikte kendisini darp edip zorla 8-10 adet bonoyu imzalattıklarını, akabinde 2023 yılı içerisinde şüphelilerin söz konusu senetlere dayanarak Trabzon İcra Müdürlüğünün 2023/53 Esas sayılı dosyası nezdinde aleyhinde icra takibi başlattıklarını, ayrıca şüphelilerin tefecilik de yaptıklarını belirterek şikâyette bulunulması üzerine, başlatılan soruşturma neticesinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca atılı suçların işlendiğine dair somut delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekili tarafından sunulan 09.08.2023 tarihli şikâyet dilekçesinde şikâyete konu yağma olayının gerçekleştiği yere müştekiyi ... ... isimli kişinin götürüp getirdiğine dair beyanda bulunulmuş olması ve şikâyet dilekçesi ekinde müştekinin ... ve Araştırma Hastanesine 17.08.2014 tarihinde darp şikâyetiyle başvurduğuna ilişkin adli muayene raporunun sunulması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, yürütülen soruşturma kapsamında öncelikle, ifadesi alınmayan ...'nın şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması, yine 09.08.2023 tarihli şikâyet dilekçesinde tanık olarak gösterilen ... ... isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek olaya ilişkin tanık sıfatıyla ifadesinin alınması, Trabzon İcra Müdürlüğünün 2023/53 Esas sayılı dosyası ile şikâyete konu olayla ilgili açıldığı belirtilen menfi tespit davasına ilişkin İstanbul Anadolu 4. Ticaret Mahkemesinin 2023/383 Esas sayılı dosyasının getirtilip incelenerek, ilgili belgelerden onaylı suretlerin dosya içerisine alınması, tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli olduğu dikkate alınarak, şüphelilerin alacaklı sıfatıyla yaptığı icra takip dosyaları, takibe esas senet veya diğer belgeler ile hakkında tefecilik suçuna ilişkin başka soruşturma ya da kovuşturma evrakı bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiği cihetle, anılan hususların tamamlanarak şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.01.2024 tarihli ve 2024/386 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2026 tarihinde karar verildi.