MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/211 E, 2024/442 K
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin ihbarı üzerine yerel mahkemenin 06.03.2014 tarihli hükmü ile açıklanmasına karar verildiği, sözkonusu hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.09.2019 tarihli bozma kararı sonrası yerel mahkeme tarafından kurulan hükümde yasaya aykırı olarak yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek denetim süresi belirlendiği, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin ihbarı üzerine de bu kez basit yargılama usulü uygulanarak kurulan 29.03.2024 tarihli karar ile hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla; bozma ilamı sonrası sanık hakkında yasaya aykırı olarak kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin geçen sürenin zamanaşımı hesabında dikkate alınamayacağı, bu haliyle de olağan dava zamanaşımı süresinin 06.03.2014 tarihli mahkumiyet kararı ile yeniden işlemeye başladığı ve sözkonusu zamanaşımı süresini kesen ilk işlemin basit yargılama usulü uygulanarak kurulan 29.03.2024 tarihli mahkumiyet kararı olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığa yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1cümlesine uyan tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-d, 66/2 maddelerinde öngörülen 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin, sanık hakkında, ilk mahkumiyet kararının verildiği 06.03.2014 tarihinden bozma sonrası mahkumiyet hükmünün kurulduğu 29.03.2024 tarihi arasında dolmuş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz isteği bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle tebliğnameye uygun olarak DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.03.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.