KANUN YARARINA BOZMA
Nitelikli yağma suçundan şüpheliler ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/04/2024 tarihli ve 2023/10173 soruşturma, 2024/3867 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Sivas 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.05.2024 tarihli ve 2024/1966 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 08.07.2025 gün ve 94660652-105-58- 19422-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.07.2025 gün ve 2025/88258 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle; müvekkili müşteki ...'a ait ... nargile ve mangal kömürü üretimi yapan fabrikanın ve tadilat aşamasında olan ... ... ve ... adli işletmenin, müştekinin cezaevine girmesini fırsat bilerek şüphelilerin, müştekinin kardeşleri ..., ... ve ... ... ile kızı ...'ı tehdit ederek ele geçirildiğini iddia ederek şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonunda delil yetersizliğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde; söz konusu işletmelerin faaliyet gösterdiği gayrimenkullere ilişkin kira sözleşmelerinin müşteki tarafından yapıldığını, fabrikanın sözleşmesinin müştekinin kızı ... adına olan ... Kömürcülük Ltd Şti adına imzalandığını, ... ... ve ...'nin sözleşmesinin ise müştekinin kız kardeşi ... adına kayıtlı olan ... Grup Ltd Şti adına imzalandığını, kira ödemelerinin müşteki tarafından yapıldığını, fabrikaya alınan demirbaşların ödemesinin de müşteki tarafından yapıldığını, bu işlemler için müştekinin tefecilik yapan şüpheli ...'den faiz karşılığı borç para aldığını, borcun bir kısmını banka kanalı ile ödediğini, kendisinin cezaevine girmesi nedeniyle şüphelilerin ailesini tehdit ederek iş yerlerini ele geçirdiklerini, şüpheli ...'in sözleşmeleri feshederek tüm kira sözleşmelerini kendi adına yeniden yaptırdığını iddia etmesi ile şüpheli ...'in; söz konusu mekanları müşteki ile ortak olarak açmayı düşündüklerini ancak müştekinin para vermemesi üzerine tüm giderlerin kendisi tarafından yapılarak iş yerlerinin işletmeye açıldığını ifade etmesi karşısında, yapılan tüm kira sözleşmelerinin, fabrika ve ... adına alınan tüm demirbaş ve malzemelerin faturalarının temin edilerek incelenmesi, gerekirse mal sahiplerinin dinlenmesi, kolluk tarafından düzenlenen 05/10/2023 tarihli tutanakta ismi geçen ve söz konusu mekanların tüm tadilat vs işlemlerini yapan, araç ve malzeme temin veya satışını yapan tanıkların dinlenerek ödemelerin nasıl ve kim tarafından, ne zaman yapıldığının tespit edilmesi, müşteki ve şüpheli ...'e ait hesap hareketlerinin incelenmesi, ayrıca tehdit edildikleri iddiasında bulunulan ..., ..., ... ... ve ...'ın dinlenilmesi ile ayrıca şüpheliler ... ve ...'ün müştekinin avukatı olduğu belirtilen Avukat ...'ün yanına giderek "... işyerlerinin geri istiyorsa bize 11 Milyon para versin yoksa buralar bizimdir" dediklerini, şüpheli ...'ın ise "..şikayet olursa onu öldürürüm en fazla 10 yıl yatarım" dediği iddiası karşısında adı geçen avukatın da tanık olarak ifadesine başvurulması gerektiği anlaşılmakla, belirtilen hususların temin edilerek sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Sivas 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/05/2024 tarihli ve 2024/1966 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.