KANUN YARARINA BOZMA
Mala zarar verme, silahla tehdit, hakaret ve basit yaralama suçlarından şüpheli ... ve diğer şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.10.2024 tarihli ve 2024/21150 soruşturma, 2024/10613 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Manisa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.11.2024 tarihli ve 2024/6231 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 04.07.2025 gün ve 94660652-105-45-38001-2024-KYB sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.07.2025 gün ve 2025/87273 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, dosya kapsamına göre, şikâyetçi vekilinin 01.11.2023 tarihli şikâyet dilekçesinde özetle; şikâyetçinin olay tarihinde Manisa ili ... ilçesi ... Mahallesi'nde bulunan bir taşınmazı satın aldığı, daha sonra bu araziyi parselleştirerek satışını gerçekleştirdiği, yapmış olduğu işlemlerin ardından taşınmazın bir kısmının düzenleme ortaklık payı adı altında içerisinde 11 adet zeytin ağacı olduğu hali ile üzerinde kaldığı, şikâyetçinin parsellediği arazilerden birini satın alan şüpheli ...'in ise bacanağı ile birlikte müştekiye yönelik sinkaflı küfürler ve hakaret ettiği, içinde bulunduğu araçtan aldığı 40-45 santim uzunluğunda tırpan ile müştekiye saldırmaya çalıştığı, ayrıca şikâyetçiye ait zeytin kasalarını kırmak sureti ile zarar verdiğinden bahisle şikâyetçi olduğu olay nedeni ile başlatılan soruşturma sonunda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2024 tarihli kararı ile, müşteki iddiasının soyut nitelikte kaldığı, tanık, kamera görüntüsü vb. herhangi bir delilin bulunmadığı, olayda delil yetersizliği sebebi ile şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Öncelikle şüphelinin ve bacanağı olduğu iddia edilen kişinin kimlik tespiti yapılarak bu kişinin ifadesine başvurularak kasaların kırılıp kırılmadığı hususunda da bir tespit yapılmak suretiyle elde edilebilecek yeni deliller sonucunda şüpheli/şüphelilerin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, şüphelinin ifadesi dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Manisa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.11.2024 tarihli ve 2024/6231 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.