MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/2239 E., 2024/4158 K.
SUÇ: Nitelikli Yağma
HÜKÜMLER: İlk derece kararının kaldırılması suretiyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin "kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, usuli işlemlerin hatalı yapıldığına sanıklar lehine olan delillerin değerlendirilmediğine'' Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin ise "sanık ... hakkında mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Sanık ...'in adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin kararında ve bozma öncesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümde tekerrür hükümleri uygulandığı halde bozma sonrası verilen temyize konu kararda tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından, bozma sebebi yapılmamıştır.
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı Yasa'nın 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 302/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.