MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3633 E., 2025/1163 K.
SUÇ : Dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak verilen mahkûmiyet kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezanın tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
Sanığın olay günü mera arazisinde bulunan bir adet asma (bağ) ağacı ile bir adet hayıt ağacını kestiği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında bahse konu ağaçların kendi arazisinin sınırında bulunduğunu, kendi arazisine geçmesine engel oldukları için hayıt ağacının kuruyan dallarını, bağ ağacını da yaşlı ve kurumak üzere olduğu için kestiğini beyan ettiği, yapılan keşif sonucunda uzman bilirkişi marifetiyle dosyaya sunulan rapora göre, sanığın arazisi ile mera arazisinin birbirine sınır komşusu oldukları, hayıt ağacı ile bağ ağacının yaşamsal faaliyetlerinin devam ettiğinin belirtilmesi karşısında, suça konu ağaçların hayatiyetlerini kaybetmediği anlaşılmakla, sanık hakkında beraat hükmü yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.03.2026 tarihinde karar verildi.