KANUN YARARINA BOZMA
Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair Bursa 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.02.2013 tarihli ve 2013/6 esas, 2013/226 sayılı kararının 28.03.2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 06.05.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli ve 2023/621 esas, 2024/405 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 31.10.2025 gün ve 94660652-105-16-24009-2024-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/11/2025 gün ve 2025/126389 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
I. İSTEM
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 27.02.2013 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 16.05.2024 tarihine kadar geçen 11... ay 19 günlük süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 28.03.2013 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 06.05.2015 tarihi arasında geçen 2 yıl 1 ay 8 günlük durma süresi mahsup edildiğinde, geriye kalan 9 yıl 1 ay 11 günlük süre boyunca zamanaşımı süresi işlemek suretiyle 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,
Kabule göre de;
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24/01/2024 tarihli ve 2023/4894 Esas, 2024/363 Karar sayılı ilâmı ile de belirtildiği üzere;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında tehdit suçlarından iddianame düzenlendiği, sanığın 27.02.2013 tarihinde savunması alınıp hakkında atılı suçtan 27.02.2013 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, bu kararın 28.03.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 06.05.2015 tarihinde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlemesinden dolayı ihbar üzerine hükümlerin 16.05.2024 tarihinde açıklandığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 2 yıl 1 ay 8 gün durma süresi de göz önüne alındığında, yargılama sürecinde olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıllık sürenin dolmasıyla 5237 saylı Kanunun 66/1. maddesinin (e) bendi, 67. ve 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince üzerine atılı suçtan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli ve 2023/621 Esas, 2024/405 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, Ceza Muhakemesi Kanununun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, verilen kararın niteliği itibarıyla kabule göre başlığı altındaki kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2026 tarihinde karar verildi.