Silahlı tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Sason Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2011 tarihli ve 2010/53 esas, 2011/5 sayılı kararının 02.06.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 11.07.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, sanık hakkında verilen hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sason Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2020 tarihli ve 2020/38 esas, 2020/77 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 28.10.2025 gün ve 94660652-105-72-18731-2024-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.11.2025 gün ve 2025/125770 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, sanığın silahlı tehdit suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında,
Sanığın müsnet suçu 15.06.2010 tarihinde işlendiği, sanığın savunmasının 21.12.2010 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen 29.04.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 02.06.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 11.07.2012 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 02.06.20 11... .07.2012 tarihleri arasında (1 yıl 1 ay 9 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 21.12.2010 tarihinden hükmün açıklandığı 30.09.2020 tarihine kadar geçen süreden, durma süresi (1 yıl 1 ay 9 gün) çıkarıldığında, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık ...'ın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02.06.2011 tarihi itibariyle duran zamanaşımının, kesinleşen sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 11.07.2012 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmekle; buna göre oluşan 1 yıl 1 ay 9 günlük durma süresi de dikkate alındığında) 15.06.2010 olan suç tarihinden hükmün açıklandığı 30.09.2020 tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Sason Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2020 tarihli ve 2020/38 Esas, 2020/77 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8 inci maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.