KANUN YARARINA BOZMA
Şantaj suçundan suça sürüklenen çocuk ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 107/2, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Giresun 1 Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2019/432 esas, 2022/89 sayılı kararının 28.04.2022 tarihinde kesinleşmesini müteâkip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 10.04.2023 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile adı geçen suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Kanun’un 107/2, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2024 tarihli ve 2024/334 esas, 2024/314 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 28.10.2025 gün ve 94660652-105-28-11093-2025-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.11.2025 gün ve 2025/133447 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre, suç tarihi itibari ile hapis cezasına ilişkin mahkûmiyetinin bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan 18 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı verilen kararın 12.11.2024 tarihli oturumda alınan savunmasında bildirdiği adrese tebliğe çıkarıldığına dair dosya içerisinde herhangi bir davetiye parçası bulunmadığı da gözetilerek suça sürüklenen çocuğun savunmasında bildirdiği adrese tebligat çıkarılmadan suça sürüklenen çocuğun başka adreslerine gerekçeli kararın tebliğe çıkarılıp tebligatların bila tebliğ iadesi sonrası bu kez mernis adresine tebliğ yapılarak hükmün kesinleştirildiğinin anlaşılması karşısında, yapılan tebligatların usulsüz şekilde tebliğ edilmesi nedeniyle kararın kesinleşmediği, kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından suça sürüklenen çocuğa gerekçeli kararın 12.11.2024 tarihli oturumda alınan savunmasında bildirdiği adrese usulüne uygun tebliği ile hükmün kesinleşmesi halinde yeniden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.