MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1752 E., 2022/575 K.
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suçtan zarar gören ancak duruşmalardan tebligatın yanlış yere yapılması nedeniyle usulüne uygun olarak haberdar edilmeyen İçişleri Bakanlığınca, gerekçeli kararın tebliği üzerine verilmiş olan 23.05.2025 tarihli dilekçe ile katılma iradesi açıkça ortaya konulmuş olduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk derece
Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 21.01.2020 tarihli ve 2017/206 Esas, 2020/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/1752 Esas, 2022/575 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat hükmünün kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 152/1-a, 21/2,168, 62, 52/2 ve 63. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Verilen cezayı haklı ve doğru bulmadığı, gereğinin yapılmasına ilişkindir.
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Cezanın üst sınırdan ve herhangi bir indirim uygulanmadan verilmesi gerektiği, zararın giderilmediğini, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1- Sanığın kendisini durdurmaya çalışan polis ekibinden kurtulabilmek için polis aracına kasten çarpması karşısında; sanığın doğrudan kast ile hareket ettiğinin kabulü gerekirken, koşulları oluşmadığı halde olası kast ile eylemi gerçekleştirdiğinden bahisle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 21/2. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2- Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık yönünden yapılan değerlendirmede etkin pişmanlığın kovuşturma başlamadan önce ya da kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce fail ya da suç ortaklarının birinin nedameti ilkesine dayanılan aynen geri verme veya tazmin ve zararın karşılanması esasına bağlı tutulmuş olması karşısında koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında kurulan hükümde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/17 52... /575 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.03.2026 tarihinde karar verildi.