MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/235 E., 2024/69 K.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Mahalli mahkemece verilen bozma üzerine hüküm temyiz edilmekle, sanığa yokluğunda verilen hükmün 27.11.2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi uyarınca öngörülen 7 günlük kanuni temyiz süresi geçtikten sonra ve 06.12.2024 tarihinde hükmün sanık tarafından temyiz edildiği, ancak ilk derece mahkemesinin kanun yolu hatırlatma fıkrasında "....kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde" temyiz edilebileceği belirtilerek sanığın yanıltıldığı, kanun yolundaki yanıltmanın sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla, yanıltma nedeniyle sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan inceleme sonucunda, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1. maddesine uyan tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı yasanın 66/1-e, 67/2-d maddelerinde belirtilen, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin uzlaştırma işlemlerinde geçen süreler de dikkate alınarak, ilk mahkumiyet karar tarihi olan 15.03.2016 tarihinden, son mahkumiyet karar tarihi olan 07.10.2024 tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.