MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/115 E., 2025/173 K.
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Tüm dosya kapsamına göre; sanık ... ile tanık ...’nin akraba oldukları, ...’nin mağdur ...’a borç olarak verdiğini ileri sürdüğü altınları geri alamaması üzerine durumu sanığa bildirdiği, bunun üzerine olay tarihinde sanık ile inceleme dışı sanık ...’ın mağduru konuşma bahanesiyle çağırarak rızasıyla araca bindirip götürdükleri, ...’ye ait olduğu belirtilen altınların bedelini talep ettikleri, mağdurun kabul etmemesi üzerine sanığın yanında bulundurduğu silahı korkutma amacıyla gösterdiği ve ...'ın tehdit içerikli sözler sarf ettiği olayda, mağdurun sanığın kendisinden ...'nin kendisine vermiş olduğu altınların parasını istediğini beyan etttiği, sanığın da tanık ...'nin ...’nin abisinden habersiz olarak abisine ait altınları alıp mağdura verdiğini söyleyip altınların yerine konulabilmesi için kendisinden yardım istediğini belirttiği ve tanık ...’nin de bu savunmayı doğruladığı anlaşılmakla kendi nam ve hesabına hareket etmeyen, şahsi menfaat gözetmeyen ve tanık ...'nin yakın akrabası olan sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150/1. maddesi delaletiyle 106/2-a-c maddesinde tanımlanan alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçunu oluşturduğu, bu suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun'un 66/1-e, 67/2. maddelerinde belirtilen, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, ilk mahkumiyet karar tarihi olan 29.06.2016 tarihinden son mahkumiyet karar tarihi olan 21.10.2025 tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilerek düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.