(1086 S. K. m. 73) (7201 S. K. m. 25) (Tebligat Tüzüğü m. 41, 42, 43, 46, 47)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan izaleyi şüyu davasına dair karar davalı Ü. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, bir parça taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hükmü davalı Ü. temyiz etmiştir.
1) Davalılardan F.in yakını tarafından verilen 4.10.1990 tarihli dilekçede Suudi Arabistan Riyad Şehrinde öğretim görevlisi olduğu bildirilmiş, daha sonraki 22.1.1991 tarihli oturumda Honkongda olduğu bildirilmiştir. Bu davalının halen bulunduğu yabancı ülkede tebligata elverişli adresinin tesbiti mümkün bulunduğu anlaşılmaktadır. Tebligat Tüzüğünün 41-43. maddeleri uyarınca muhatabına tebliğ yapılması, şayet yabancı ülkede tebligata elverişli adresi tesbit edilemezse aynı Tüzüğün 46. maddesine göre son çare olarak başvurulacak ilanen tebligat da da aynı Tüzüğün 47. maddesi ve özellikle 2. bendinin 2 ve 3. fıkrasındaki hükümlerin gözönünde bulundurularak Tüzüğe uygun tebligat işleminin tamamlanması gerekirken bu hükümlerle hiç de bağdaşmayan tebligatla getirilmesi hatalı olmuştur.
2) Davalılardan A.in 1978 doğumlu olup dava ve yargılama sırasında reşit olmadığı görüldüğünden bu kimsenin veli veya vasisi yolu ile temsil edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3) Kabul şekli itibariyle de: Açılan bu ortaklığın giderilmesi davası ile 225 ada, 4 parselde kat irtifaklı tek bir bağımsız bölüm üzerindeki ortaklığın giderilmesi istendiği halde karar yerinde bu konuya yeterince açıklık verilmeden bütün binanın satışı anlamına gelecek ifadeler kullanılmış olması da hatalı görülmüş olup bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04.10.1991 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy