(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kira sözleşmesine aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme, istem gibi karar vermiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı ile yapılan kira sözleşmesinin özel şartlarının 6. maddesindeki koşula rağmen şirketin ortaklarından Emin ve Raif'in paylarını başkalarına devrettiğini, bu şekilde akte aykırı davrandığını, süreli ihtara rağmen akte aykırılığın giderilmediğini iddia ederek kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili, kira sözleşmesinin 1.1.1990 başlangıç tarihli olduğunu, bunu takiben 3.1.1992 tarihinde ikinci bir sözleşme yapıldığını, bu anlaşmada eski şartların aynen geçerli olduğuna dair herhangi bir kayıt konulmadığını, bu nedenle tarafların eski sözleşmedeki özel şartlarla bağlı tutulamıyacaklarını, kaldıki ilk sözleşmenin 6. maddesinde yazılı koşulun şirketin bir iç meselesi olduğunu şirketin başkalarına satılıp el değiştirmediğini, yasal olmayan böyle bir iddianın iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağını ve akte muhalefetin de söz konusu olamıyacağını savunmuştur.
Davacı ile davalı H... Turizm Gıda Sanayii ve ticaret Limited Şirketi arasında yapılan 1.1.1990 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesinin özel şartlarının 6. maddesinde, kiracının mal sahibinin muvafakatı olmadan başkasına devredemeyeceği, başka ortak alamıyacağı, şirket ortaklarından Emin ve Raif'in şirketteki paylarını başkalarına devretmek istediklerinde mal sahibine bilgi verecekleri ve muvafakatlarını alacakları hükmü yer almaktadır. Davalı şirket ortaklarından Emin ve Raif'in bu şirketteki paylarını başkalarına devrettiği, devrederken de davacının muvafakatını almadığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Bütün sorun belirtilen bu eylemin akte aykırılık nedeni yapılıp yapılmayacağı hususunda toplanmaktadır. Son defa yapılan 1.1.1990 tarihli sözleşmeye ilave edilen 3.1.1992 tarihli sözleşmenin teslimat sütunundaki koşul kira parasının belirlenmesine ilişkin olup ilk sözleşmedeki özel şartta açıklanan 6. maddede yazılı taraflarca kabul edilen koşulun ortadan kaldırıldığı şeklinde bir açıklamayı ihtiva etmediğinden davalı vekilinin bu hususla ilgili savunması yerinde değildir. Ancak kira sözleşmeleri kullandırma sözleşmesi niteliğindedir. Akte aykırılığın oluşabilmesi için kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili bir durumun söz konusu olması gerekir. Davalı limited şirket hükmi şahsiyetini muhafaza etmiş, kiralananı tamamen şirket ortakları dışında başka bir şirkete de devretmemiştir. Ortaklardan ikisinin paylarının başkalarına intikal etmesi özel şartlarda yazılı olmasına rağmen yasaların kabul ettiği anlamıda akte aykırılık kabul edilemez. Olsa olsa bu durum aktin feshi için bir neden olabilir. Sözleşmenin feshi için de bir dava açılmadığına göre akte aykırılık olgusunun gerçekleşmediği nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.11.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy