(818 S. K. m. 257, 251/2, 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve karşı dava alarak davalının alacak istemlerine ilişkindir. Mahkemece, tahliye davasının reddine karşı davanın tamamen kabulüne karar verilmiş ve hüküm her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı A., konutunda kiracı olan davalının Ağustos ile Aralık 1991 ayları kira bedelini ödemeyerek temerrüde düştüğünü iddia ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Bu iddiaya karşılık davalı, diğer usulö itirazları yanında, kiralanandaki havagazının kesilmesi üzerine ocak ve şohbene doğalgaz bağlanması için tesisat yaptırdığını, bu masraflar sebebi ile kira parası ödemediğini, yaptığı masrafların kiraya mahsubu sonunda, alacaklı dahi kaldığını savunarak tahliye davasının reddini istemiştir. Davacı; savunmayı kabul etmemiş, o konuda kendisine herhangi bir bildirimde bulunulmadığını belirtmiştir.
Bu durumda; taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık, davalı tarafından ödenmeyen kira paraları için, davalının ödeme yapmamakta haklı olup olmadığı noktasındadır. Kiralananda zaruri tamirat gerektiği iddia edilmemiştir. Yapıldığı bildirilen gaz değişimi masraflarının zaruri tamirat olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Yaptırılan işlerin ancak kiralananın kullanıldığı sırada meydana çıkan bir ayıba ilişkin olduğu kabul edilebilir. Bu ayıbın kiracı tarafından meydana getirilmesi söz konusu olmamakla birlikte bunun
bertaraf edilmesi için kiralayana münasip mehil verilerek ihbarda bulunulması icap eder. BK.nun 251/2. maddesi gereğince meydana çıkan ayıp, ufak tefek ayıp olarak kabul edilse dahi, ancak kiralayanın yapılan ihbar üzerine münasip süre içinde bertaraf ettirmemesi takdirinde kiracı kiralayan hesabına o işlemi yaptırabilir. Olayda yapıldığı bildirilen tesisat tadilatının, ufak tefek ayıbın giderilmesine ilişkin olduğu kabul edilse dahi, kiralayanın haberdar edilmesi ve münasip mehil zarfında yapmaması nedeni ile masraf
yapılmak zorunda kalındığı iddia ve ispat edilmediğine göre masrafların kiraya mahsup edilmesi mümkün değildir. Bu sebeple temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabulü icap eder. Aksi görüşle tahliye davasının reddi ile mukabil davanın kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.11.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy