(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, taahhüt nedeniyle kiralananın tahliye istemine ilişkindir. Mahkeme, davayı reddetmiş; hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalının 1.10.1990 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin özel şartlarının 7. maddesinde 30.9.1991 tarihinde kiralananı tahliye edeceğini kabul ettiği halde taahhüde uymadığını belirterek tahliye talebinde bulunmuştur. Davalı vekili her kira sözleşmesinde baskı unsuru olarak aynı nitelikte taahhüt alındığını bu nedenle davacının iyi niyetli sayılamayacağını savunmuştur.
Davalının 1.10.1986 başlangıç tarihli ilk kira sözleşmesinde tahliye taahhüdünde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılan 1.10.1990 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin özel şartlarının 7. maddesinde; davalı, kiralananı 30.9.1991 tarihinde tahliye edeceğini kabul etmiştir. Bu taahhüt geçerli olup davalıyı bağlar. Daha önceki sözleşmede aynı nitelikte tahliye taahhüdünde bulunması taahhütlerin tevali etmesi nedeniyle mücerret davacının kötü niyetli olduğunu göstermez. Dava, süresinde açıldığına göre kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.1.1993 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy