(743 S. K. m. 627, 628)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, 5 parça bağımsız bölüm şeklindeki taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş ve hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; dava konusu 29 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bağımsız bölümlerin davalı ile müşterek olduğunu, taksimi mümkün olmadığından satış suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiş, davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında yapılan protokole göre satış istenemeyeceğini, davacının hakkını kötüye kullandığını savunmuştur.
Davacı ve davalının da imzasını taşıyan ve imzaları inkar edilmeyen 11.10.1991 tarihli protokolün 2. maddesinin (A) bendine göre; dava konusu 285 ada, 29 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zemin kat 1, 2, 3, 4 numaralı bağımsız dükkanlar ile 5 nolu bağımsız mağazanın davacı ile davalı arasında 1/2 hisse itibari ile müşterek bırakılacağı kabul edilmiş, aynı maddenin (E) bendinin son fıkrasında da bu şekilde yapılacak taksim neticesinde taraflar arasında müşterek bırakılan bağımsız bölümlerdeki hisselerin üç yıl müddetle satılamıyacağı hususu kabul edilmiştir. Bu protokol hukuki bir tasarruf niteliğinde olup MK.nun 627. maddesi gereğince tanzim tarihinden itibaren üç yıl süre ile tarafları bağlar. Üç yıl dolmadığına göre satış suretiyle ortaklığın giderilmesi istenemez. Davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde satış kararı verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç : Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.9.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy