(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemidir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir kimsenin Türkiye'ye kesin dönüş yaptığının kabul edilebilmesi için; pasaportuna, bulunduğu yerdeki Türk Konsolosluğu veya Maliye ve Gümrük Bakanlığı veya Merkez Bankası tarafından "kesin dönüş yapmıştır" şeklinde kaşe vurdurulması gerekir.
Kesin dönüş yapılmamışsa, geleceğe yönelik olarak henüz doğmamış bir ihtiyaç için tahliye davası açılması mümkün değildir.
Olayımızda davacı vekili, müvekkilinin işçi olarak çalıştığı Almanya'dan kesin dönüş yaptığını, taşınmazı kahvehane olarak işleteceğini ileri sürerek, taşınmazın tahliyesini istemiştir. Mahkemece, adli tahkikat sonucu davacının kesin dönüş yapmadığını kabul ederek davanın reddine karar vermiştir. İhtiyaçlının Türkiye'ye kesin dönüş yapıp yapmadığı açıklıkla anlaşılamamaktadır. Yukarıda belirtilen ilkeler nazara alınarak inceleme yapılarak, kesin dönüş yapmışsa ihtiyacın varlığı kabul edilerek kiralananın tahliyesine aksi halde davanın reddine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.09.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy