(2004 S. K. m. 272)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davayı kabul etmiş, hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur.
6570 s. kanunun 7/b-c-ç maddelerine dayanan tahliye davasının anılan kanun maddeleriyle İc. İf. K. 272. maddesinin kıyasen uygulanması ve yerleşmiş içtihatlar uyarınca kira akdinin hitamını takip eden bir ay içerisinde açılması gerekir. Daha önce veya bir aylık dava açma süresi içerisinde tahliye iradesi kiracıya bildirilmişse bu irade açıklaması süreyi koruyacağından bu bildirimi takip eden dönemin sonuna kadar dava açma hakkı saklı tutulmuş sayılır. Bu gibi durumlarda akdin başlangıcı olan ayın kirasının ihtirazı kayıtlı alınıp alınmaması önemli değildir. Bu cihet kamu düzenine ait olduğu için davalı tarafça ileri sürülme şartı aranmaksızın mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının tesbiti için öncelikle akdin başının, süresinin böylece sona eriş tarihinin bilinmesi icabeder. Davacının bu tarihleri bildirmesi gerekir. Davalı karşı çıkarsa bu cihetin bir hadise olarak çözümlenmesi, bu konuda tanık dahil taraf delillerinin toplanması gerekir.
Sözleşmede tahliye isteği halinde belli bir süre önce kiracıya bu isteğin ihbar edilmesi şart koşulmuşsa ona uyulmak gerekir. Bu ihbarın yazılı yapılması öngörülmemişse sözlü yapılması da mümkündür. Ancak davacının bunu ispat etmesi icabeder. Olayımızda, davacı kiralananı 11.2.1994 gününde iktisab ettiğini, bu yerde eşinin marangozluk yapacağını bildirerek bu davayı açmıştır.
Daha önce 6570 s. kanunun 7/d maddesine göre açılan davanın iktisabı izleyen 1 ay içerisinde ihtarda bulunulmadığı sebebiyle red edildiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan bu davanın önceki malik ile davalı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak akdin bitiminde açılması gerekir. Davacı kira akdinin başlangıç ve süresi hakkında hiç bir açıklama yapmamıştır. Bu sebeple yukarda açıklanan esasların gözönünde bulundurulması, uyuşmazlık halinde taraf delillerinin toplanması ve ondan sonra işin esasının tetkiki gerekirken, davanın süresinde olup olmadığı araştırılmadan yazılı biçimde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.10.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy