(1086 S. K. m. 186, 432)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şuf'a davasına dair karar davacı ve davalılardan A.H. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava şuf'alı payların iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş hükmü davacı ile davalılardan A.H. vekili temyiz etmiştir.
1- Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş ve bu temyiz dilekçesi davalı A.H. vekiline 4.12.1996 tarihinde tebliğ edilmiş temyiz dilekçesi 13.12.1996 tarihinde hakim tarafından havale edilerek dosyasına konmuşsa da, bu temyiz dilekçesi temyiz defterine 27.1.1997 tarihinde kaydolup harçta aynı gün ikmal edildiğinden, kanuni 10 günlük yasal süre geçtiğinden HUMK'nun 432/4. maddesi gereğince davalı A.H.'nin süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddine;
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Davacı vekili, davalılardan A.T.'nin şuf'alı payların ilişkin olduğu taşınmazlardan 2.10.1995 tarihinde satın aldığı paylar için 11.10.1995 tarihinde işbu davayı açmıştır. Davalı satın aldığı payları aynı bedelle 12.10.1995 tarihinde satıcı A.H: ye tekrar satması üzerine davacı bu davalıyı HUMK'nun 186. maddesine göre davaya dahil etmiştir. Davalı A.H. vekili tapuda bedellerin düşük gösterildiğini, keşfen değerinin tespitinin gerektiğini iddia etmiştir. Davalı bu satış akdinin tarafı olduğundan bedelde muvazaa iddiasında bulunamaz.
Davalı satım akdinin tarafı olduğundan, satış bedelinin muvazaalı olduğu savunması dinlenmez. Bu bakımdan gerçek satış bedelinin 32 parsel sayılı taşınmaz için 11 milyon, 33 parsel sayılı taşınmaz için ise 9 milyon lira olduğunun kabulü zorunludur. Dava satışı izleyen bir ay içinde açıldığından uzun süre sonra açılmış davalarda ileri sürülen, aradan geçen zaman içinde ekonomik, objektif değerlerle kıymet artışının nazara alınması gerektiği görüşünün de olayda uygulama yeri yoktur. Bu nedenle tapuda gösterilen satış bedelleri üzerinden şuf'a hakkının tanınmasına karar verilip bu bedellerin ve tapu harç ve masraflarının yatırılması için davacıya süre verilip, yatırdığında davanın kabulüne karar vermek icap ederken, keşfen belirlenen değer üzerinden, davacıya şuf'a bedeli ve masraflarını yatırması için süre verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda 2 numaralı bentte yazılı nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 3.3.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy