(818 S. K. m. 270, 288)
Dava: Tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur. Davacı davalının 1996 yılından kalan kira borcunu zamanında ödemediğini, yapılan icra takibine ve verilen süreye rağmen yine de borcun ödenmediğini iddia ederek, temerrüt suretiyle kiralananın tahliyesini ve alacağın tazminat ve faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davayı cevaplamadığı gibi duruşmaları da izlememiş olduğundan iddia hususlarını reddetmiş olmaktadır.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerçeklere, davalının da imzasını taşıyan 11.12.1995 günlü belgenin borcun mevcudiyetini doğrulamakta olmasına göre, davalının kira alacağının tahsiline ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Kira sözleşmesi 1.9.1995 başlangıç tarihli ve 4 yıl süreli olarak, otel olarak kullanılmak üzere davalıya kiralanmıştır. Bu sözleşmede otelde bulunan 30 odaya ait demirbaşların da birlikte kiralanmış olduğu belirtilmiştir. Bu sebeple kira sözleşmesinin hasılat kirası niteliğinde olduğu açıktır. Böyle olunca BK 288. maddesi uyarınca ihtarlı ödeme emrinde 60 günlük süre tanınmış olmalıydı. Oysa davalıya tebliğ olunan ihtarlı ödeme emrinde davalıya 30 gün süre tanındığı görülmektedir. Bu itibarla temerrüt unsurlarının oluşmaması nedeniyle temerrüt nedeniyle açılan tahliye davasının reddi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle hükmün alacağa ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. bentte yazılı sebeple tahliyeye ilişkin kesiminin BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 22.9.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy