(743 S. K. m. 658, 659)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava şufalı payın iptali ile tescili istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı şufalı payın ilişkin olduğu 3592 parsel numaralı taşınmazda paydaş olan K.E.'in 2.5.1990 tarihinde payını davalıya satması üzerine 30.5.1990 tarihinde açmış olduğu bu dava ile şufalı payın iptali ve adına tescilini istemiştir.
Celbedilen tapu kaydında 3592 parselin revizyon gördüğü, bölünmek suretiyle pek çok yeni parseller oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yeni durum göz önünde tutulmuş, ancak (şuf'alı payin müstakil parseller halini almasına göre davanın şuf'alı payın dönüştüğü parseller üzerinde kabulüne karar verilmiştir) denilmek suretiyle dava kabul edilmiştir.
Şufa davasında davacı ancak paydaş olduğu parsellerde diğer bir paydaş tarafından üçüncü şahsa satılan pay için şufa hakkını kullanabilir. Mahkemece yeni oluşan her bir parselde davacının payı olup olmadığı hususunun dava hakkı yönünden öncelikle değerlendirilmesi ve yine davalı yönünden de hasım olup olamayacağı konusunda bir sonuca varılması ve ondan sonra hangi parsellerin dava konusu olabileceği saptandıktan sonra, iddia ve savunma değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi icab ederken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kaulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 8.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy