(743 S. K. m. 627, 628)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyladaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava bir parça taşınmaz orkatlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında taksim istenmesi halinde dava konusu her taşınmazın ayrı ayrı ele alınarak pay ve paydaş drumuna göre taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Paydaşlar muvafakat etmediği tadirde tayşınmazın bir kesimi paydaşlar arasında paylı "müşa" bırakılamaz. Davada sulh vaki olmadığı sürece bir kısım taşınmazların bazı paydaşlara diğerlerinin diğer pydaşlara verilmesi şeklinde re'sen taksime gitmek mümkün değildir. Taksimde her bir taşınmazın pay ve paydaş durumuna arazinin verim niteliğine göre taksimin mümkün olup olmadığının bilirkii aracılığıyla saptaması gerekir. Payların denkleştirilmesi için ivaz ilavesi icap ediyorsa onunda bilirkişilerin raporunda belirtilmes gerekir. Taksim mümkünse fen ehline taksim projesi düzenlettirilir. Taşınmaz Belediye ve mücavir alan hudutları içerisinde ise taksim projes eklenerek Belediye'den imar yasası ve yönetmeliği uyarınca bu taksime imkan olup olmadığı sorulur, taşınmaz belediye ve mücavir alan dışındaysa aynı husus İl İdare kurulundan sorularak saptanır. Taksim tarzında yane taksim projesindeki bölümlerin hangi paydaşa verileceği konusunda taraflara anlaşamazlarsa mahkeme huzurnda kura çekilerek hangi kesiminin hangi padaşa verileceği belirlenir.
Olayımızda: Ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmazda yapılan keşifte bilirkişiler raporunda taşınmazın kansel çalışma alanında kaldığını, Belediyece imar durumunun itiraz edilip edilmeyeceğinin bildirilmemesi nedeniyle taksimin mümkün olmadığını satışına karar verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Bu rapor hüküm tesisine yeterli deildir. Öncelikle belediyeden gerekli bilgiler alınıp taksiminin mümkün olup olmadığının saptanması, taksiminin mümkün olduğunun sapatnması durumunda yukarıda açıklandığı şeklide taksim projesinin onay makamına gönderilmesi gerekirken bundan zuluh olunarak eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğu gibi kabul şekli itibariyle de hazine vekilinin yetki belgesi olup olmadığı araştırılmadan muhtesatın davacıya aidiyetine karar verilmesi de hatalıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek alinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edne iadesine 14.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy